Geçen Hafta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Millet adayı Tunç Soyer’i kalem’e aldım. Bu haftaki Ak Part adayı Nihat Zeybekçi’den bahsedeceğim.

1961 yılında Denizli’de doğdu. İlk ve ortaokul öğrenimi Tavas’ta, lise’yi yatılı, Kütahya İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünü bitirdi. İyi düzeyde Almanca ve İngilzce bilen Zeybekçi, evli, 1’i kız olmak üzere dört çocuk babasıdır. İş hayatına İstanbul’da Demirören grubuyla atılan sonrasında Denizli’de Küçüker tekstilde ihracat müdürlüğü, 1994 yılı, şirketi Turkuaz Tekstili kurdu.

Ak Parti’nin kurulmasıyla siyasete atıldı. İki dönem Denizli Belediye Başkanlığı’na seçildi. İkinci dönem görevini 2 yıl kadar sürdürdü. 2011 genel seçimlerinde Ak Parti Denizli Milletvekili, 25 Aralık 2013 yılında Ekonomi Bakanlığı görevine getirildi.

Aslında merak edilen Ak Parti’nin neler üretip, icraata geçeceği.

Alsancak Gündoğdu Meydanında, Ak Parti Kadın Kollarından tanıdık bir yüz Elif Özüm ile karşılaştım. Ayaküstü sohbet halinde iken, Nihat Zeybekçi’nin nasıl biri olduğunu sordum. Elif Özüm, Nihat Zeybekçi’nin sıradan biri olduğunu, insanlığına, mütevazılığına hayran olduğum bir kşiliğe sahip dedi. Devam etti. Nihat Zeybekçi, 24 saat görev verse seve seve yapacağını, içten, samimi ve İzmir’e taze kan gerekli olduğunu söyledi. Bilgilendirildiğim için Elif Özüm’e teşekkür ettim.

Amacım, yıllardır yaşadığım şehre hizmet etmektir.

Cumhur İttifakında,

Tartışılacak bir durum söz konusu olamayacağı gibi, projeler masalarda anlatılmaya başlandı. Gruplar oluşturuldu. Kültürel dernekler, şirketler, işletmeler, Sivil Savunma Örgütleri ziyaret edildi. Okeyde ikinci turlar dönmeye başlandı. Önümüzdeki ay sonu artık seçim olacağı gibi, zaman engeline takılmadıklarını anlıyorum.

Zaman ile yarışmak, düşünceyi aşmak zor ihtimaldir.

Bilinen bir gerçek,

Bilinmeyen bir seçim havası sonrası halkı neleri bekleyip göreceği. Herşey pahalandı. Sıkıntılar tepeden aşağıya bakıldığında zaman bile çözüm üretemiyor.

Tanzim Satışlar kuruldu. Halk bir nebze olsa da nefes aldı.

Belediyecilik ferasetinde Ak Parti teşkilatlı, ekip çalışması güçlü ve herşeyden önce Dünya vizyonu yüksek Bir lideri var Recep Tayyip Erdoğan. Lideriyle, Necip Fazıl Kısakürek toplantılarında tanışan, dost olan Nihat Zeybekçi, bugüne dek verilen her görevi başarıyla tamamlamış bir başkan. Yapar mı? Eder mi? Eğer İzmirli bu dönem bir şans verirse göreceğiz. Tunç Soyer’e karşı şanslı mı? Evet, bir eksik bir fazlası yüzde 55 ile yüzde 45 arası değişimi gösteriyor düşüncesindeyim. Seçimi, kararsızlar belirleyecektir kime oy versem düşüncesinde. Ancak, sandık başında kararsız seçmen, mührü eline almasıyla mümkünatı yaşayacağız.

Aslında,

İşin mutlu sonu inanmak ve başarmaktır. Bir kızı kırk kişi ister, biri alır.

Yalnız.

Chp’nin parti içindeki hesaplaşması üzücü.

Ak Parti Kadın Kollarından Sorumlu Elif Özüm’den projeler hakkında bilgilendirildim.

O zaman projeleri sıraladığım gibi, projeleri geliştirerek yorumlayacağım.

İkinci çevre yolu bağlantılar ve tünelleri bittiğinde 40 km’lik ikinci çevre yolu ile İzmir trafiği nefes alacak. ( Eğer şehir içi trafiği rahatlamazsa problem daha da büyür. Çözüm, Metro gündeme gelerek şehir trafiğini rahatlatacağını düşünüyorum. Çünkü çalışan kesim kitle halinde toplu taşım araçlarında sıkıntı yaşıyor. “Sağlıklı yaşam, rahat ulaşım, temiz toplum” sloganıyla çevrecilik hareketi başlatılabilir. Bu da modern İzmir’in, markalaşmak yolunda dev bir adımı olur.)

Hızlı trende İzmir istanbul otoyolu.

Antalya İzmir otoyolu,

Ankara İzmir  otoyolu ile, İzmir hızlı bir ulaşım merkezi olacak. ( Şehirler arası zamanı kısaltan projelerin sunumu gayet güzel. Yalnız, çevre fizibilitesi çok iyi analiz edilerek, doğa kanunlarına müdahale edilmemesi düşünülmelidir. Ayrıca hızlı ulaşımın cebi yakmayacağı düşüncesindeyim. Mesafeler kısaldıkça ulaşım hızlanır.)

Çeşme ilçesinde eski devlet hastanesi yerine Çeşme termal fizik tedavi ve Rehabilitasyon merkezi kurulacak. ( Türkiye’nin en donanımlı rehabilitasyon merkezi olması, her şehirden İzmir’e gelineceği gibi, markalaşma yolunda İzmir’in Avrupa standartı şehirlerle turizme katkı sağlayacağı artı özelliği olacaktır.)

Semt polikliniklerinin kurulması ve etkin hale getirilmesi.

Kapalı pazar yerleri yapılacak. ( Aslında vizyonu açık bir pazar yerinin açılır kapanır vaziyette olması alışveriş merkezlerinin önünü keseceğine eminim. Her gün ya da her hafta birgün açık olması ürün kalitesine de yansıması mümkün. Halka açık pazar yerlerinin Tanzim satış gibi ucuzlatıp, esnaf, köylü elele sloganıyla verimli ve bereketli bahçelerden organik ürün alınması muhteşem, İzmir’de ekonomik krizin vurduğu işsizliğin önüne geçilmiş olur.)

Taksi durakları yenilenecek.

Muhtarlık hizmet binaları yenilenecek.

Engelsiz şehir izmir’de engelllere uygun hale getirilecek. (Bence, burada yapılması gereken en büyük engel, düşüncedeki engelleri kaldırmak. Hepimiz birer potansiyel engelliyiz. O yüzden bugünün yarına getirisi belli olmaz. Yollar üzerinde çalışmalar yapılması, sosyal projelere yönlenilmesi gibi, bir de yaşlılar için devlet tarafından özel bir hastane tahsis edilmesi huzur verir. Avrupa şehri İzmir’in tanıtımı daha iyi anlatılır düşüncesindeyim.)
Uluslararası geriatri merkezi kurulacak.( Bu proje süper bir projedir. Yaşlılık ve yaşlılar üzerinde düşüncemi belirttiğim için bu konu da daha iyisine layık İzmir Yaşam Merkezi adı altında düşünceler geliştirilebilir. Unutmayalım, bizler de birgün yaşlanacağız. Devlet ve Belediye kontrolü altında yapılacak projeler desteklenir.)

İzmir Merkezde 10 adet gençlik merkezi kente kazandırılacak.( Buna istinaden ilk ve orta öğrenimdeki geleceğe ışık tutan geleceğimiz yeteneklerine göre keşfedilerek mesleklere yönlendirilebilir. Amaç, eğitimdeki modeli geliştirip daha iyi yerlere taşımaktır. Zaten herşey eğitimsizlikten başlıyor. Eğitime önem vermeyen bir ulusun geleceği karanlıktır.)

Kent enstitüleri kurulup, nitelikli gençler yetiştirilerek iş sahibi olacak. (Çağımız, artık geriye dönüp bakmak istemiyor.)

Köylere süt kooperatifleri kurulacak.

Ekseriya halk, ekseriyeti düşünüyor. Ekseriyet ne derse o’dur.

Ama…

Aşkı iki gönül arasında düşünmediğimiz bir gerçek. İki beden arasında yaşadığımız aklın neresinde kaldığımız malum. Şehri yönetmek gönül işi. Bu gönül bağının olması vizyonel şehirleşme ve markalaşma da İzmir’i dünya markası şehir yapmak da ekip işidir.

Her genç kızın hayalinde gelinlik giymek, tacını takmak vardır. Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak ufku geniş, vizyonu yüksek gönül işidir. Herkes gönül taşır, ama taçlandıramaz. İki dönem Denizli Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği ve Ekonomi Bakanlığı yapmış, başarıyla dolu geçen hayatında bir başarı da İzmir için şans isteyen Nihat Zeybekçi’ya başarılar dilerim.

Herşey gönlünüzce olsun.

Sevgiyle kalın.



 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.