Seçim döneminde kırgınlıklar, küskünlükler hatta ve hatta istifalar çok olur. Bir bakarsınız ki, partisinden istifa eden rakip siyasi partiden aday olmuş, rutin gerçekleri yaşıyoruz.

Unutulan fakat atladığımız bir gerçek var. Hizmet işi, gönül işidir. Çıkar ve menfaat ilişkisi çatışma noktasında birbirini tanımaz. Kimisi çenesi, kimisinin de maddesi hükmediyor.

Aslında bir nevi mutsuzluğu, mutluluğa çevirmek eğilimindeki hizipçiliğin mantalitesi benmerkezciliktir. Ben olmazsam olmaz gibi düşünen, grup içindeki yanlış çıkışların zararını siyasi partiler çekiyor.

Konu;

Tabii ki,

Kusurlu ya da kusursuzluk olmamalı.

Nerede nokta konulacağı bilinmelidir ki, belirsizlik, sürdürebilirlilik olsun. Günümüze kadar yapılan istifaların tekrar partiye dönüş olduğunda yüz bulamayan siyasetçiler, seçmen tarafından seçilmesi imkansız. Bunun örnekleri çok.

Net olan; siyasetçinin değil, seçmenin ne istediğini bilmesidir.

Malum..

Siyasetin ne istediğini anlamak zor. Bireysel düşünce, ortak aklın önüne geçtiği müddetçe parti içindeki düzensiz çıkışlar var olmaya devam edecektir.

Burada;

Spiritüellik var mı? Her şey apaçık belli.

Paradokslar, kitle halinde güruha dönüşmüş.

Narsistlik, tavan yapmış durumda.

Sadece duygu, düşünce ve menfaat dolu dünyada, dünyamıza nasıl çevirebiliriz kısmı, aleni bir şekilde yaşanıyor.

Hakaretamiz mi?

Olmaması mümkün değil. Bir eksik bir fazlasından açılıma girdiğimde, içinden çıkmak mümkün değil.

Hayretamiz mi?

Millet oy veriyor. Hizmet zorunluluğundan dolayı hayret etmemek gerektiği kanısındayım.

Bu esnada;

Birçoğu birilerinin peşinde kararsız mı kararsız.

O halde,

Hayallerdeki başkan nasıl olmalı? kim olmalı?

Hayaller olmazsa insanlar yaşayamaz ya da insan, hayal ettiği müddetçe yaşar. Hayaller, resmedilmiş düşüncelerdir.

Hayalimdeki vizyon;

Her şeyden önce kendisine karşı dürüst olacak.

Vatandaşını eşit tutacak, hemşehricilik ayağı olmayacak.

Maaşını bir hayır kurumuna bağışlayacak.

Makam aracıyla gelip gitmeyecek.

Seçim öncesine kadar değil, seçim sonrası da ziyaretlerine devam edecek.

Vatandaşın sorunlarını can kulağıyla dinleyecek.

Tarım ve hayvancılık üzerine projeler geliştirecek.

Sosyal projelerde hep ön saflarda bulunarak Türkiye gündemine örnek olacak.

Sıradan bir vatandaş gibi elini kolunu sallayarak vatandaşla metroya, otobüse, vapura binecek.

Sivil toplum örgütleri ile ortak akıl oluşturarak hemfikirliği önemseyecek.

Markalaşma yolunda İzmir’i Avrupa örnek şehirler statüsüne getirmek için projeler üretecek.

Şehrin fizibilitesini çok iyi analiz edecek.

Her şeyden önce şeffaf olacak.

Gece yatmadan önce şehrin her yerini görecek şekilde örgütlenecek. Dışarıda yağmur altında ya da soğukta kalan kimsesiz vatandaşlar için kriz masası oluşturacak.

Yani;

Bugünün işini yarına ertelemeyip, kendisini kandırmayacak.

Montaigne’nin bir sözü var: “Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun.”

Bizler hayalle yaşamaya devam edelim. Bu işi yapacak mevcut başkan sayısı çok. Kesin değil, ama kesinleştikten sonra halkın ferasetini bekleyelim. Eminim ki feragat edenlerde olacak, ne olursa olsun gibi düşünenlerde çağımıza damgasını vuracaktır.

Bence,

Her şey kesin ve net.

Artık.

Çok konuşmaya gelmiyor. Çünkü kaybedilecek bir şey olmadığı düşüncesi seçmeni bağlamıyor. Hakaretlerin havada uçuştuğu nezaketin yerle bir olduğu sürece girdik. Toplum olarak yaşıyoruz ve değer kaybetmeye başladık. Ülkemizdeki toplum kültürü, ahlaki değer ve etnik kökenlerin bunu kaldıracağını düşünmüyorum. Kendiniz olmadığınız müddetçe doğaya saygılı olunmaz. Bu karşılıklı saygıya dayanır.

O yüzden;

Seçmen ne yapacağını biliyor.

Diyeceğim.

Uzun lafın kısası riyakarlık olsa da nezaketen saygıyı elden bırakmayalım. Layıkıyla yaşamaya özen gösterelim.

Biliyor musunuz?

Şimdi gökyüzündeki yıldızları seyrederken, hayal kurmak en iyisi!

Her şey gönlünüzce kalsın.

Sevgiyle kalın.




 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.