Gazeteci Sevgili Gülengül Uslu İle Söyleşimiz…

Köşe Yazarımız Yakup Uykutalp, Gazeteci Sevgili Gülengül Uslu İle hoş bir söyleşi gerçekleştirdi

Yakup Uykutalp. … Gülengül Uslu’yu anlatmaya kelimeler yetmez. Nasıl anlatırsınız? tanıyabilir miyiz?

Gülengül Uslu. … Aslında insanın kendisini anlatması çok zor. Ben, tipik bir başak burcu kadınıyım. Hep geri planda kalmayı severim. Hiç bir durumda ön plana çıkmayı, gösterişi sevmem. Alsancak’ta doğdum. Orta okul ve lise yıllarında Reyhan Pastanesi ile ilgili anılarım çok vardır. İzmir Özel Türk Kolejini bitirdikten sonra, Basın Yayın Yüksekokuluna başladım. Çalışkan bir talebe hiç değildim.



Mezun olduğumuz yıl sınıfımdaki birçok arkadaşım eczacılık fakültesine kayıt oldu. Ben ise, gazetecilik yüksekokuluna yazıldım. Fakat, evlenmek gibi bir acelem vardı. Okulumu yarım bıraktım. 21 yaşında evlendim. Ardından anne oldum. 7 yıl sonra ikinci oğlumu dünyaya getirdim. Ve çocuklarım çok küçükken eşimden ayrıldım. Hayatım boyunca hiç çalışmamıştım. Otuz yaşın başlarındaydım. İlk işim
bir butik ortaklığı oldu. Daha sonra sevgili arkadaşım Ahmet Piriştina’nın Genel Müdür olduğu zaman Tansaş giyim ve parfümeri bölümünde satın alma müdürü olarak işe başladım. Orada çok büyük tecrübeler edindim. Ve bu arada, ikinci evliliğimi bir gazeteci ile yaparak, basın dünyasına sıkı bir giriş yaptım. Evliliğimin dört yılı İstanbul’da geçti. İstanbul’da basın çevresinde çok güzel dostluklar edindik. Örneğin sevgili Yılmaz Özdil, İzmir’den İstanbul’a taşındığı ilk geceyi bizim evde geçirdi. Basın camiasına girdikten sonra, gazetecilik sevdasına tutulmaya başladım. Daha sonra İzmir’e geri döndüm. Kültürpark Tenis Kulübünde 8 yıl basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü yaptım. O sırada Egeli
Sabah temsilcisi Hamdi Türkmen, bana gazetede röportajlar yapmam için teklifte bulundu. Sayesinde mesleğe başlamış oldum. Hem tenis kulübündeki görevimi sürdürürken, bir yandan da İzmir’in tanınmış kişileriyle röportajlar yapmaya başladım. Daha sonra İzmir Life Dergisi yayın hayatına
başladı. İzmir Life dergisinden, köşe yazarlığı teklifi aldım. Ve bu işi o kadar çok sevdim ki, bir daha kopamadım. Sonrasında Hamdi Türkmen, Egeli Sabah’tan ayrıldı ve bir sabah bana, Diva isimli bir magazin dergisini birlikte çıkarmamızı teklif etti. Derginin Genel Yayın Yönetmeni olmamı istedi.

Y. Y. … Sizin, Genel Yayın Yönetmeni olmanızdaki ilk deneyiminiz miydi?

G. G. …Evet, ilk deneyimim. Ben, böyle bir magazin dergisinin İzmir’de tutacağına hiç inanmamıştım. Fakat, Hamdi Türkmen o kadar ileri görüşlü, o kadar başarılı bir gazeteciydi ki, dergi çok tuttu. Satışları gördükçe gözlerime inanamıyordum. Bu derginin yayın hayatına başlamasıyla İzmirliler, kendilerine, giyimlerine daha çok özen göstermeye başladılar. Kameraları sevemeyen insanlar, kameralarla barıştı. Ve ben ilk Reyhan Pastanesi sohbetlerine Diva’da başladım.

Y. U. … Birbirinden değerli konuklarınızı Reyhan Pastanesi’nde ağırladınız ve halen Megalife Dergisinde ağırlamaya devam ediyorsunuz? Neler hissediyorsunuz?

G. U. … Ayda bir defa, çok özel insanları Reyhan Pastanesi’nde ağırlıyorum. İnanın, kendileriyle röportaj yapmam için pek çok teklif geliyor. Ben de, mesleğinde ya da sanatında çok önemli yerlere gelmiş insanları ağırlamayı seviyorum. Onların başarı hikâyelerini dinlemek beni de, okuyucularımızı da zenginleştiriyor. İnsanın sevdiği bir iş ile uğraşması kendisine ayrıcalık ve farkındalık katıyor.

Y. U. … Sizin, daha önceden bir başkasıyla röportajınız oldu mu?

G. G. … Evet, oldu.

Y. U. … Kiminle yaptınız?

G. G. … Yıllardır ‘’Reyhan Pastanesi Sohbetleri’’ yaparken bana; pastanenin ortaklarından Tuncay Reyhan’dan bir teklif geldi. ‘’Gülengül Hanım gelin bir seferde biz sizinle röportaj yapalım’’ dedi. Ve kendisi gazeteci kimliğiyle karşıma oturup, beni ağırladı..Öyle güzel sorular hazırlamıştı ki; Tuncay
Beyle gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportajımızı hiç unutamıyorum.

Y. U. … Tuncay Reyhan ile ilk röportajı yapmanız, sonrasında ikinci röportajı benimle gerçekleştirmeniz karşısında çok mutlu oldum. Tuncay Reyhan, bana, hep abilik yapmıştır. Bir büyüğüm olarak saygım, sevgim ve değeri bir başkadır.

Peki, unutamadığınız ikinci anınız var mı?

G. U. … İkinci anım; o yılların Alaçatı Belediye Başkanı olan Muhittin Dalgıç’la röportaj yapalım diye konuştuk. Buluşacağımız gün beni saatlerce bekletip randevuya gelmedi. Daha sonra kendisini arayıp ne kadar kırıldığımı söyledim. Çok üzüldü ve unuttuğunu belirterek özür diledi. Ve ertesi gün Çeşme Reyhan Pastanesi’ne benden önce gelip, özrünü dile getirdi ve röportajı yaptık. Gazetecilikte en unutamadığım anım; İstanbul’a gittim. Yılmaz Özdil arkadaşım o yılların en ünlü haber sunucusu Ali Kırca’dan benim için randevu aldı. Ki Ali Kırca, hiç röportaj vermeyen bir insandı. Yılmaz, onu ikna etmiş ve biz kendisiyle harika bir röportaj yaptık. Ben, İzmir’e döndüğümde, o kaseti kaybettiğimi gördüm. Ne yazık ki onca emek boşa gitti ve o röportaj tabii ki yayınlanamadı.

Y. U. … İdealizm denilince bir İzmir klasiği akla gelir. Sizin bir idealiniz var mı?

G. G. … Her İzmirli gibi benimde birçok hayalim var. Örneğin; gençliklerinde annemler Kordon’da, Güzelyalı’da denize girerlermiş. Barcelona’ya gittiğimde gördüm. Turistler ve şehirde yaşayan insanlar evlerinden çıkıp, bisikletleriyle plaja yüzmeye gidiyorlar. Birinci Kordon’un böyle bir plajı olduğunu düşünsene nasıl muazzam olur. Birde bundan birkaç yıl önce limana her gün iki üç gemi geliyordu.
Alsancak ve Kemeraltı turistlerle doluyordu. Ama artık limanımız bomboş. Hiçbir yolcu gemisi İzmir’e uğramaz oldu. Duyduğum kadarıyla bu sayede İzmir esnafının yüzü gülüyordu. Bir Alsancaklı olarak en çok üzüldüğüm konu ise, her gün kapanan dükkanlar. Mustafa Bey Caddesinde 25 ile 30 arası dükkân şu anda boş. Alışveriş ettiğimiz birçok mağaza kapandı, gitti. Mülk sahiplerinin bu konuda daha duyarlı olması gerekiyor. İstedikleri yüksek kiraları ödeyecek esnaf bulmaları artık çok zor. Birde Ege mutfağı ve iklimimiz çok önemli bir şansımız. Türkiye’de en zengin mutfak bence, Ege mutfağı. İzmir Türkiye’de gastronominin starı olmaya aday bir şehir.

Y. U. … İzmir ile bütünleşmiş bir Gülengül Uslu görüyoruz. Bu konuda neler düşünürsünüz?

G. G. … Çok teşekkür ederim bu sizin güzel görüşünüz. İzmir aşığı bir insan olarak, İzmir’in değerli insanlarıyla yaptığım söyleşilerde gençlere bir nebze olsa da ışık tutabiliyorsam ne mutlu bana.

Y. U. … Hayatınız boyunca yapmak istediğiniz, yapamadığınız içinizde kalmış bir ukte var mı?

G. G. … Gazetecilik Basın Yüksek Okulunu, yarım bırakmamayı, bu mesleğe daha genç yaşlarda başlamayı çok isterdim. Ve bu arada sevgili Hamdi Türkmen’e gazetecilik mesleğini yapmam için bana verdiği olanaklara sonsuz teşekkür ederim.

Y. U. … Sivil toplum örgütlerine üyeliğiniz var mı? Sosyal yaşam alanında dayanışmada faktörleriniz nelerdir?

G. G. … Bir tek Kitvak İcra Kuruluna üyeyim. O harika insanların çalışmalarını gördükçe, onlarla birlikte olmaktan gurur duyuyorum ve bu tip sivil toplum örgütlerine röportajlarımla çok destek veriyorum. Her zamanda yanlarındayım.

Y. Y. … Gazeteciliğe kaç yılında başladınız?

G. G. … 1998 yılında başladım.

Y. Y. … Gazetecilikte hangi deneyimleri kazandınız?

G. G. … Röportaj yaptığım değerli insanların bu kariyerlere ulaşabilmek için verdikleri mücadeleyi dinledikçe, bazı insanların ne kadar boş işlerle uğraştıklarını gördüm. Para her şey değil. Hayata sevgiyle tutunmak, insanlara saygı ile yaklaşmak ve empati yapmanın ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Gazeteciliği, röportajlar yapmayı çok seviyorum. Her misafirimden çok değerli bilgiler ediniyorum. Hayatın manasını daha iyi kavrıyorum.

Y. Y. … Çevreci biri olarak, İzmir’i seven biri olarak, İzmir aşığı biri olarak İzmir’i nasıl buluyorsunuz?

G. G. … İzmir sokakları bakımsız, kente yeni yerleşen insanlar özensiz. Eski İzmir artık bir hayal oldu..Kordon’da yürüyorum çimlerin üstü çekirdekten geçilmiyor. Tabii, İzmir çok göç aldı. Bu göç ile birlikte, İzmir çok olumsuz etkilendi. Diliyorum, bundan sonraki yıllar İzmir daha güzel bir şehir olur. Bir gurme merkezi olmasını çok arzu ediyorum. İzmir ‘’Gurme Guide’’ seçici kurulu çok önemli çalışmalar
yapıyor bu konuda. Urla bağ yolu şarapçılıkta muazzam başarılara imza atıyor. Ege mutfağı çok zengin bir mutfak. Dediğim gibi, turizm ve Ege mutfağının öne çıkacağı bir İzmir hayal ediyorum. İzmirli işadamlarının Ege mutfağının tanıtımına daha fazla destek vermelerini çok arzu ederim.

Y. Y. … Kültür ve sanat ile aranız nasıl?

G. G. … İzmir, kültür ve sanat alanında çok yol kat etti. Sevgili Filiz Eczacıbaşı öncülüğünde gerçekleşen İzmir Uluslararası Sanat Festivali, İzmir’in en büyük gururudur. Adnan Saygun Sanat Merkezi yıl boyuca çok önemli sanatçıları ağırlıyor. Geçen hafta, Uluslararası Avrupa Caz Festivalinin açılış konserindeydim. Muhteşem bir Ferit Odman konseri izledik. Genç sanatçıları ayakta alkışladık. Folkart
Gallery’de ise çok önemli sergiler oluyor. En son ‘’Büyük Dahi Mustafa Kemal’’ sergisi muazzamdı. Hala ziyaret etmediyseniz lütfen kaçırmayın derim. Swissotel Büyük Efes’te her yıl düzenlenen ‘’Sanat Günleri’’nde çok önemli sanatçılar ağırlanıyor. Kısaca söylemek gerekirse, İzmir sanat hayatı oldukça çok yol kat etti diye düşünüyorum.

Y. Y. … Aşk başka, gönül başka, sevgi başkadır. Aslında hepsi bir yürekte dünyadır.

G. G. … Zamanımızda, aşk ve sevgi kavramları maalesef çok büyük bir düşüş yaşıyor. Özellikle, evlilikler çok kısa sürmeye başladı. Anne babası ayrılmış çok fazla çocuk var çevremizde. Aşkla başlayan birçok birliktelikler ne yazık ki boşanma ile sona eriyor. Bu duruma üzülmüyorum desem yalan olur.

Y. Y. … Zekâ, enerji ve dürüstlük, bir insanda olması gereken kavramlardır. Eksik kaldığımız ya da artıda olduğumuz başka bir şey daha var mı?

G. G. … Sevgi, saygı ve empati yapabilmek benim için çok önemli. Hayatım boyunca en kızdığım, kırıldığım insanlara bile empati duymaya çalışırım. Bu, bana çok iyi gelir. Hiç kimse mükemmel değildir, hatalar olabilir. Affedici olabilmek, erdemliliktir.

Y. Y. … İlave etmek istediğiniz.

G. G. … Yakup, senin gibi gençleri çok takdir ediyorum. Yaptığın her işi çok severek ve özenle yapıyorsun. Şu an gazeteci kimliğinle karşımdasın. Hazırladığın sorularla beni şaşırtmayı başardın. Dilerim senin gibi genç ve idealist gençler çoğalır. Çünkü bu ülke size, sizin çocuklarınıza emanet.

Y. U. … Teşekkür ederim.

G. U… Ben, teşekkür ederim.

Herşey gönlünüzce olsun.

Sevgiyle kalın.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.