“Teknoloji, kriz dönemlerini fırsata çevirebilecek bir unsurdur”
Köşe yazarımız Yakup Uykutalp, Çevre Dostu İnfoera Yazılım Şirketi sahibi Timur Turgutlu ile bir söyleşi gerçekleştirdi
 
Yakup Uykutalp. … Çevre dostu İnfoera şirketinizi anlatır mısınız?
Timur Turgutlu. … İnfoera şirketini, 2011 Aralık ayında kurduk. Kurarken de adını bilgi çağı içerisine girdiğimiz için, İnfo ve Era birleşimi olarak koymaya karar verdik. Kafamızda konu olarak belirlediğimiz iki temel iş vardı. Birincisi; digital dönüşüm. İkincisi de; yapay zeka. Digital dönüşüm, çevre duyarlılığıyla ilişkili bir alan. Çünkü digital dönüşümün ilk adımında milyonlarca adet kağıt olarak düzenlenen fatura, irsaliye, şirketlerin resmi defterleri belgeleri kağıt ortamından kurtarılarak, elektronik ortama taşınması hedefi kafamızda vardı. Bu konularda yazılımlar sunmaktadır. İnfo Era, İzmir, İstanbul, Manisa teknokent ofislerinde yüzlerce müşterilerimiz arasında, Türkiye’nin en büyük bankaları, şirketleri, birçok global şirket bulunmaktadır.

Y. U. … Şu an kaç şirkete hizmet veriyorsunuz? Ekonomik anlamda piyasada daralma var mı? Nasıl değerlendirirsiniz?
T. T. … Bizim ürünlerimiz yatırım amaçlı ürünlerdir. Bir kurum bizim ürünlerimizi alarak yatırım kararı vermiş olur. İçinde bulunduğumuz dönemlerde şunu söyleyebilirim ki, yatırım kararları eski yıllara oranla çok daha uzun sürelerde verilmeye başlandı. Bunun etkisi de bize orta ve uzun vade de yansıyacaktır. Bizim sektörle iligili olarak yatırım kararlarında dönemsel etkilerde söz konusudur. mevcut yatırım kararı alınmasındaki sıkıntıların dönemsel etkilerden kaynaklanıyor olduğunu umuyoruz.

Y. U. … Şirketinizin etki ve ilgi alanlarına girildiğinde hangi yönü daha ağır basıyor? Mesela yapılan hizmetin etki tarafı, ilgi alanını daha fazla hızlandırır diye düşünüyorum. Günümüz koşullarına bakıldığında müşteriyi karşılamak ve uğurlamak artık yetmiyor.
T. T. … Yazılım sektörü Türkiye’nin en değerli sektörü olması gerekirken maalesef, o noktaya yaklaşamamış bir sektördür. Yazılımla ilgili sivil toplum kuruluşları ve birliklerde yönetim kurulu üyeliği, çalışma gruplarında liderlikler gibi farklı görevlerde bulundum. Burada şunu gördüm. Sektörümüzün birçok oyuncusu, maalesef, hem kendine hem sektöre zarar verecek şekilde hareket ediyor. Bugünü kurtarmak için, gelecek yıllarını feda ederek sektörüne zarar verebilecek iş kararları alıyor. Buradaki yanlışların düzeltilmesi için, her kurumun etki ve ilgi alanlarını doğru tespit etmesi ve bunlarda ısrarcı olması gerekir. İş fikrinde bir aksilik varsa bu etki ve ilgi alanlarından ödün vermek yerine, iş fikrini değiştirerek yoluna devam etmelidir. Eğer kaliteden ödün vermeye başlıyorsan mutsuz müşteri, mutsuz çalışan, mutsuz şirket sarmalına giriyorsun. Ve bu da çok negatif bir sona giriyor. Etki ve ilgi alanındaki fikirleri geliştiremiyorsanız, değişiklik yapmanız gereken noktadasınızdır.



Y. U. … Bu yıl geçsin, ama gelecek yıl için bir projemiz var diyen şirketler günümüzde yaygın. Yeniliğe ayak uyduramayan yok olup gidiyor. Teknoloji çağın çok ilerisinde. Ayak uydurmak mümkün mü?
T. T. … Böyle dönemlerde şirketler ilk olarak teknoloji ve pazarlama yatırımlarını eteleme refleksiyle hareket ederler. Teknoloji, kriz dönemlerini fırsata çevirebilecek bir unsurdur. Şirketler böyle dönemlerde iki konuya odaklanırlar. Birincisi, satış gelirlerini artıran konular, ikincisi, tahsilat ve iş risklerini azaltan veya kontrol düzeyini artıran konular. Bu iki konu başta olmak üzere bugün yapılan teknoloji yatırımlarını orta ve uzun vade de şirketlere, çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum. Örnek vermek gerekirse, dükkanında satış yapan bir esnaf elektronik ticaret sitesi kurabilir ya da elektronik pazar yerleriyle anlaşma yapabilir. Müşteri alacaklarını defterde takip eden bir tüccar, kullanacağı basit bir yazılımla siparişi alırken müşterisinin tahsilat riskini görüp, malını gönderip göndermeme kararını verir. Bu sayede şirketlerinde sürdürülebilirliği artar.

Y. U. … Şirketinizde işe yaramayan doğa dostu ya da geri dönüşüme tabi olan ürünleri değerlendiriyorsunuzdur birçok şirket gibi. Neler yaparsınız?
T. T. … Sektörümüz gereği bizim malzeme ile üretim prosesleriyle bağlantlı bir üretim şeklimiz yok. Dolayısıyla bir üretim atığımız yoktur. Bu anlamda endüstrideki en yeşil sektörüz. Ancak, tabii ki, bilgisayarlarımızın tükettiği, ofislerimizde tüketilen elektrik, ısıtma ve soğutma enerjileri bizim şirketimizde doğal olarak tüketilmekte. Bunlarla ilgili olarak da hem çalışanlarımızı bu tüketimi düşürmek amacıyla bilinçlendiriyoruz, hem de kullandığımız büyük elektrik tüketen sunucuları kendi bünyemizde değil, büyük ölçekte bunu daha ekonomik olarak yöneten sunucu sağlayıcılarında barındırıyoruz.

Y. U. … Çevreci bir şirket olarak çevreye faydalı da insan, zararlı da insan. Bir konuyu tamamlarken, bir başka konuda eksiliyoruz. Çevreyi etkileyen ortamı nasıl çözebiliriz?
T. T. … Yüzlerce toplantıya katılıyoruz. Bu toplantılardan çok rahatsız olduğumuz bir konu var. Katılımcılar, bu toplantılara gelirken, maalesef, ellerinde bu toplantı konusu ile ilgisi olan elektronik posta mesajlarını çıktılarını alarak geliyorlar. Bugün elektronik postamıza diz üstü bilgisayarımızda, tabletimizde, cep telefunumuzda, ulaşmamız çok kolay. Bir sayfa elektronik postayı yazdırması kağıt israfı, mürekkep israfı, elekrik enerjisi israfı, iş gücü israfı bunu milyonlarca sayfa olarak düşünürsek israfın büyüklüğü ortaya çıkar. Birçok kurumun, büyük kurumun politikası var. Ancak, bunu orta ve küçük kurumlara da yaygınlaştırmamız çevre duyarlılığı açısından çok büyük önem arz etmektedir.

Y. U. … Sağlıkta çevre, eğitimde çevre, sanatta çevre diye devam edebiliriz. Bir de şehirlerde rahatsız eden alt yapı çalışmaları var yapboz şeklinde. İzmir’de çevreciliği nasıl geliştirebiliriz?
T. T. … Açıkçası burada üzülerek yurtdışındaki İzmir’e benzer şehirlere imrenerek bakıyoruz. Burada bizim en önemli eksiğimizin planlama olduğunu düşünüyorum. Bizim davranış tarzımız maalesef proaktif değil, reaktif. Başımıza önce bir olay geliyor, Bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Bunu çözüyoruz. Ancak arkasında ikinci benzer olayı, bu çözümü geçici nedeniyle tekrar yaşıyoruz. Örnek vermek gerekirse, rüzgarlı bir günde kafamıza bir saksı düştü. Sadece hastaneye gidip kafamıza dikiş attırıp, saksıyı da yerine koydurursak o saksı, yarın başka birinin kafasına düşer. Bunun yerine saksının o balkonda bir demirle sabitlenmesini şart koşan bir yönetmelik yayınlamalıdır ki, o saksı orada sabitlensin, hava da rüzgarda olsa, fırtınada olsa bir daha kimsenin kafasını yarmasın. Bunun gibi proaktif önlemler alınmazsa maalesef, çevre duyarlılığımızda sohbetin başında bahsettiğimiz gibi günü kurtarmaya dayalı olur. Acısını da geleceğimiz çeker.

Y. U. … Hep kalite deyip duruyoruz. Aslında hiçbir kalite tesadüf değil. Kalite insan faktörüdür. Kaliteli yaşam, çevre duyarlılığıyla olur. Sizin buradaki düşünceleriniz ne olabilir?
T. T. … Bizim sektörümüzde bir numaralı faktör insan. Kaliteli mühendis, kaliteli bir çevre de iyi bir yaşamı tercih eder. Kaliteli ürünler üretir ve marka yaratır. İnsan kalitesi, ilgi alanlarından aldığı eğitimlerden etkilenerek şekillenir ve doğru karışım yakalandığında, mutlu insan kalitesiyle önce kendisine, sonra ailesine, sonra ülkesine, sonra tüm insanlığa katkı sağlar. Başkalarının hayatını kalite anlamında pozitif etkiler.

Y. U. … Bir İzmirli olarak bir düşünceniz, bir projeniz ya da hayal ettiğiniz bir İzmir resmi var mı?
T. T. … İzmir, yaşam standartları açısından çok şanslı bir şehir. Çevresi, iklimi çok yaşanabilir. Bu nedenle de özellkle son dönemlerde çok popüler. Bizim sektör açısından birçok mühendisin burada çalışmayı ve yaşamayı istediğini çok iyi biliyorum. Bizim, İzmir’de yapmamız gereken teknoloji kümelenmeleri oluşturarak gerek teknokentlerle, gerek girişimci yatırımcı işbirlikleriye bu akımı desteklemek. İzmir Türkiye’nin silikon vadisi olması için en uygun aday olduğunu düşünüyorum. Gerek silikon vadisine iklimsel ve çevresel benzerlikleriyle, gerek İstanbul’a göre çok daha rahat yaşamıyla fikir, buluş, patent üretmeye çok daha uygun bir yapısı olduğunu düşünüyorum. Dünyadaki en katma değerli şey, bugün yazılım. Dünyanın en değerli şirketleri yazılım şirketleri. Bu doğruları göz önünde bulundurarak İzmirimizi teknolojik yatırım için bir cazibe merkezi haline getirmeyi hepimiz görev bilmeliyiz diye düşünüyorum.

Y. U. … Eklemek istediğiniz bir şey var mı?
T.T. … Çok keyifli bir söyleşi oldu. Hayat hakında, İzmir hakkında, çevre hakkında konuştuk. Hep aklımızda olması gereken şeyleri bir kez daha hatırladık. Her zaman beklerim.

Y. U. … Teşekkür ederim.
T. T. … Ben, teşekkür ederim.



Herşey gönlünüzce olsun.

Sevgiyle kalın.




 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.