banner46
Son dönemlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın söylemlerinden çıkardığımız bazı tespitleri ve gelişen olayları değerlendirmek ve zihinleri bulandıran olayları sizlerler paylaşmak istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yapının bir “üst akıl” tarafından yönetildiğini ve bu durumun bir “BEKAA” sorunu oluşturduğunu, mücadelenin hiç hız kesmeden devam edeceğini affetmesin bu milletin 15 Temmuz’da gösterdiği kahraman duruşuna ihanet olacağını söyledi ve bu ihaneti yapanlarında göz yaşına bakmayacaklarını açık açık ifade etti. En son AK Parti Meclis grup toplantısında 17-25 Aralık’tan sonra çocuklarını okullardan almayanlara ve paralarını çekmeyenlere açık açık siz FETÖ cüsünüz bu örgütü desteklediniz dedi. Buraya kadar ortada olan tespitlere rağmen bürokrasi ve teşkilatlarda yapılacak operasyonlara gözlerimizi çevirdik ve bekledik. Belediyelerde ki operasyon ve yapılması muhtemel işlemler ir yana, asıl yapılması gereken siyasi operasyonlar olması gerektiği su götürmez bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yoğun tempo içinde gösterdiği performansı ise taktire şayandır. Ancak bu çalışma temposuna bizlerinde ayak uydurması ve gereken desteği vermesi gerekiyor. Her şeyden önce doğru bilgilendirmek ve somut belgeler ile bu olaylarda taraf olmak önemli bir kriter. Bu siyasi operasyonlar bitince ancak gerçek temizlik devletin işleyen birimlerinde yapıla bilir. Son zamanlarda adli konularda ki yavaşlama ise en tehlikeli durumdur. Mağdur olanların kaygısı ise bu davaların ERGENEKON davaları gibi olmasıdır. Ne yazık ki bu algı toplum içinde yok değildir. Suç ve eylem birlikteliği bulunan bazı sanıkların serbest kalması bu algının yerleşmesi gibi tehlikeli bir durumun olmasında etkili rol almakta yargının bu konuda somut deliller bulunan sanıklar hakkında hızlı kararlar alınması gerekiyor.
Bu süreç içinde gözlerden kaçan ama çok da önemli bir konudan bahsetmek istiyorum.

15 Temmuz’dan sonra gerçekleştirilen tutuklama ve ihraçlara rağmen hiçbir toplumsal tepkinin oluşmamasının nedenleri! FETÖ mağduriyetinin bir toplumsal zemininin oluşturulmasına çalışılmaması. Düşünün yaklaşık 1 Milyon kişinin hayatının bir şekilde bozulduğu topluluktan tek bir isyankar ses çıkmadı. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu insanların yalnızca işleri bozulmadı. Ev, banka ve diğer yatırımlarını ve alımı satım işlemlerini yapamadılar. İşlerinden olan memur ve diğer çalışanların normal hayatları bir anda değişti. Yani yaşadıkları sosyal hayatları, alacakları, borçları ve günlük ihtiyaçları ile düşünülürse zor bir döneme girdiler aileleri ile beraber. Hayatları travmaya dönüşmesi gereken insanların 15 Temmuz olayının ilk gününden itibaren yaşadıkları hayatlarında bir değişiklik olmaması. Kirada oturan aynı kirada oturmaya, ihraç olan memur da aynı şartlarda hayatında bir değişiklik olmadan yaşantısına devam etmekte. Bu garip olayın aslında sağlaması da çok kolay. Medyada birinin “bana suç attınız, iftira ettiniz, hayatımı mahvettiniz” deyip FETÖ sebebiyle ihraç olanların kendinden ve ailelerinden bir protesto, şikayet, eylem gördünüz mü? Hayır. Çünkü bu insanların enteresan bir şekilde hiçbir sıkıntıları olmadı ve yaşantıları değişmedi. Ekonomik ve sosyal hayatlarında hiçbir değişiklik olmadı. Bütün bunların tek açıklaması olabilir. Bu ailelere düzenli ekonomik destek sağlanması ve mevcut durumun değişeceğine inandırılacak psikolojik destek sağlanması. Bu örgütün finans ayağının hala çökertilmediği yardımlaşmanın devam ettiği açıktır. Bu olayların çözülmesi için bakılması gereken yer ise kanaatimce “İTİRAFÇI” dan ve bu sayede yargı ayağından kurtulan kesimlerin ekonomik hareketlenmelerini incelemek gerekir. Çok büyük miktarlarda paranın kaçırılmaya çalışıldığı gerçeğini unutmamalıyız. Bu durum ileride karşımıza daha büyük bir problem olarak çıkacağını şimdiden söylemeliyim. Yargı ve emniyet bu incelemeleri titiz bir şekilde takip etmeli.              
                                               
Son zamanlarda diğer önemli konu ise Kuzey Irak’ın gündemden düşmesi ve orta doğu’nun en kritik ülkesi olan Sudi Arabistan da ki gelişmeler. Fosil yakıtların son 40-50 yılında ABD bu postayı tek başına otediği  gibi dağıtmak istiyor bu açık. Ancak bu arada dikkat edilmesi gereken siyasi boşluklar var. Sayın Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu İslam ülkeleriyle ekonomik temaslar ve anlaşmaların ne kadar önemli olduğunu da görmüş olduk. Bu anlamda artık aktörler belli olmuştur ABD, RUSYA, TÜRKİYE, İRAN... Vize krizi ile hedeflenen ekonomik kriz algısı tuttu gibi görünse de TÜRKİYE’mizin yaptığı büyük hamleler yurtdışı yatırımcısının ilgisini çekmiştir. Bakın bu hızlı değişen gündemde oldu.

Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan hızlı tren seferleri başladı. İpek yolunun açılışı yapıldı.

Yerli otomobil için imzalar atıldı.

Ucuz et için marketlerle devlet eliyle reyon açıp et satışına başlandı.

Taşeron işçilere 2017 yılı bitmeden kadro verilecek.

Bütün bu yatırımların sadece Türk halkına faydası olmayacaktır. Bizler ekonomisi büyüyen güçlü ve müreffeh bir ülke olacağımızı biliyor ve inanıyoruz. Ortadoğu ve Türkiye içinde yapılan bütün operasyonlar, yaptığımız müdahaleler ile başa çıkacak ve Atatürk’ün Nutuk’ta söylediği gibi “Türkiye Cumhuriyeti medeni vasfı atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır”.



 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdullah ünal 1 hafta önce

İhanet edenler cezasını çekecek

kizilay_banner_120X600

kizilay_banner_120X600

sanalbasin.com üyesidir