banner135

CHP Güzelbahçe Belediye Başkan Aday Adayı Sibel Parmaksız: “Ben bir proje uzmanıyım”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Güzelbahçe Belediye Başkan Aday Adayı Sibel Parmaksız İzmir Serbest Fırka Gazetesi’ni ziyaret etti. Manisa Alaşehir doğumlu olan Sibel Parmaksız, Ege Üniversitesi İktisat fakültesi mezunu. İş hayatına Yaşar Holdingde başlayan Parmaksız, Bayraktar ve Yaşar Holding, Vestel, Merloni ve Ege Fren gibi dev kurumsal şirketlerde önemli projelere imza atmış sistem analisti ve proje yöneticisi.



“BEN BİR PROJE UZMANIYIM”
Mesleği ekonomist olmasına rağmen, yazılım uzmanı, sistem analisti ve yöneticilik yapan CHP Güzelbahçe Belediye Başkan Aday Adayı Sibel Parmaksız, “Kariyerimde çok ciddi projelerde yer aldım. Bu sebeple de ben bir proje uzmanıyım. Belediye başkanlığı bir proje işidir ve iş hayatımda edindiğin tecrübelerimle, partime ve Güzelbahçe’ye çok önemli katkılarım olacağını düşünüyorum” dedi.



CHP Güzelbahçe Aday Adayı Parmaksız sözlerine şunlarla devam etti; “Yazılımcılıkta şöyle bir olay vardır; fabrikanın malzeme girişi ve çıkışı sürecinde, muhasebesinde, insan kaynaklarında, satın almasında, satışına kadar her şeyinin stratejik planlamasını dahil eden bir yapıyı kurmanız gerekiyor. Ben bu anlamda çok detaylı çalışmalar yaptım. Bu çalışmalarımda hem insan ilişkilerini hem de ekonomik değerlerle bilişim sektörünü birleştiren iş sisteminin, bilgi sistemine entegrasyonunu sağlamış analizlerini yapmış birisiyim. Meslek hayatımın son 6 yılında yöneticilik yaptığım için, önemli bir yöneticili deneyimine de sahibim.



“İÇ HESAPLAŞMAM SONUCU CHP’YE ÜYE OLDUM”
1999 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye oldum. O yılda üye olmamın sebebi ise partimiz baraj altında kalmış olmasıydı. Partimin baraj altında kalmasına çok üzülmüştüm, kendimle bir iç hesaplaşma yaptıktan sonra gittim ve üye oldum. 2008 yılında emekliye ayrılmamın ardından aktif olarak çalışmaya başladım. Cumhuriyet Halk Partisi’nde mesleki olarak uzmanlığımı değerlendirmeye ve kullanmaya başladım. İlçe örgütlerinde ne yazık ki bunu gerçekleştiremedim.

Siyasi çalışmalarım içerisinde Kadın Kolları Genel Başkanı’nın proje danışmanlığını yaptım. Bu görev bana bizzat Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tarafından verildi. Genel merkezimizde Kadın Kolları Genel Başkanımız Hilal Dokuzcan ve şu anki Genel Başkanımız Fatma Köse ile proje çalışmalarım oldu.

Çalışmalarım ağırlıklı olarak kadınlar üzerineydi. Kadınların siyasetteki yeri ve Cumhuriyet Halk Partisi’nde neler yapabileceği konusundaki projeleri tasarladım ve yönettim. 2015 yılı Genel Seçimlerinde aday adaylığı başvurusunda bulundum. Partimde beni İzmir 2. Bölgeden 12. sıradan aday gösterdi. 12 sıradan aday gösterilmeme rağmen 1. sıradaymış gibi seçim çalışmalarına katıldım. Gece yarılarına kadar çalışmalarıma devam ettim. 



“YEREL YÖNETİMLERDE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNE DUYARLI BÜTÇELEME”
Güzelbahçe’deki saha çalışmalarımla projelerim gelişti. Bunlardan en iddialı olduğum proje “Yerel Yönetimlerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Bütçeleme.” Devlet bütçesinde bile toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bütçeleme yüzde 20 civarında. Birde AKP’nin mevcut zihniyetinden dolayı cinsiyet eşitliğine yakın bir anlayış olmaması sebebiyle, sözünü ettiğim uygulama gerçek anlamda hayata geçemiyor. Yerel yönetimlere baktığımızda bu projenin hayata geçebilmesi için veri kaynağı olarak kullanılabilecek zenginlikte bir çalışma yok.  “Yerel Yönetimlerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Bütçeleme” dediğiniz zaman bu “Her yerde kadına yer verelim” şeklinde basit bir şey değil. Cidden çok geniş ve detaylı bir çalışma. Ve ben bunu olması gerektiği gibi uygulamak istiyorum. Eğer ben belediye başkanı olursam, bu projeyi Güzelbahçe’de gerçekleştirdiğimde kesinlikle İzmir’de ilk olacağımızı biliyorum. Ama ben ilk olmakla gurur duyup, tek olmakla mutlu olmayacak bir insanım. Bunun örnek olması gerektiğini düşünüyorum.



“GÜZELBAHÇE’NİN İKİ ÖNEMLİ GELİR KAYNAĞI VAR”
Alan çalışmalarında gördüğüm bir diğer önemli mesele ise; Güzelbahçe’nin iki önemli gelir kaynağı var. Birisi narenciye, ikincisi balıkçılık.

Balıkçılarla görüştüm sorunlarını dinledim. Balıkçı esnafımızdan ciddi bir talep var. Diyorlar ki “Burada troller var. Bu troller balıkçılığı bitiriyor. Herkesin gözü önünde balıkçı barınağına demir atıyorlar. Bu sebeple artık Güzelbahçe’de balıkçılık bitme noktasına geldi.”  “Peki buna karşılık ne yapılıyor” diye sorduğumda ise “şikayet ediyoruz. Buna Jandarma ve Sahil Güvenlik bakıyor. Geliyorlar bakıyorlar, sonra da gidiyorlar. Hiçbir şey olmuyor” dediler. Belediye burada ne yapabilir? 32 bin nüfuslu Güzelbahçe’de 80 civarı sivil toplum örgütü var. Nüfusun yüzde 45’i üniversite ve üstü mezunu. Aynı zamanda çevre duyarlılığı olan bilinçli insanlar. Bir kamuoyu yaratılarak yerel ve ulusal medya bu konuda uyandırılabilir. Sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek kitlesel bir tepki yaratılabilir. Bu konuda da belediyenin çok ciddi şeyler yapabileceğine inanıyorum.



“GÜZELBAHÇE’DE BALIKÇILIK BİTİYOR”
Belediyelerin bu konuda yetkisi kısıtlı. Kolluk kuvvetlerini çağıramaz, bakanlığa “Gelin şu işi yapın” diyemez. Ama sivil toplum kuruluşlarını yerel ve ulusal medyayı harekete geçirebilecek bir güç olabilir. Belediyeler çevreci olmak zorundadır. Çevre faktörlerinden en önemlisi orada balıkçılığın bitmesi. İlçenin en önemli gelir kaynağı. Bu konuda gerekeni yapabilir.



“MANDALİNAMIZ SINIR KAPILARINDAN GERİ DÖNÜYOR”
Mandalina üreticileri için belediye de çok şey yapabilir. İthalat-ihracat politikası nedeniyle mandalinamız sınır kapılarından geri dönüyor. Ama mandalina üretimi ve yan ürünleri konusunda kooperatifçilik ve sanayi teşvik edilebilir. Bu konuda pazar araştırması yapılabilir ve üreticilerle birlikte kooperatifler kurulabilir. Gidin Güzelbahçe’ye bakın mandalinalara ağaçların altı halı gibi mandalina dolu, ağaçlarda hâlâ mandalina var. Çünkü toplamıyorlar, maliyetini karşılamıyor. Gidip üreticimize “Neden toplamıyorsunuz?” diye sorduğumda “Toplayıp da ne yapacağız? Toplama parasının maliyeti satış rakamını geçiyor. Zarar ediyoruz” diyorlar.



“BELEDİYE MECLİSİNİN EN AZ YÜZDE 50’Sİ KADIN OLACAK”
15 tane Belediye Meclis Üyemiz var. Eğer benim yetkim olursa ki olacağına da inanıyorum; fermuar sistemini uygulayacak ve kadın sayısının arttıracağım. Şu an CHP’nin Güzelbahçe’de yüzde 60 oranında oyu olmasına rağmen, iki tane kadın belediye meclis üyemiz var. Birincisi en az yüzde elli kadın üye yapmak istiyorum. İkincisi ise; 12 mahallemiz var, 15 tane meclis üyemiz var. Her mahalleden bir meclis üyesi olması lazım. Her mahalleden belirlenen meclis üyelerinin kesinlikle sivil toplum kuruluşlarıyla bir temasının olması gerektiğini düşünüyorum. Sivil toplum kuruluşlarını çok önemsiyorum. Fransa’daki sarı yelekliler meselesinin altında sivil toplum kuruluşlarının gücü yatıyor. Nüfusun yüzde 45’i üniversite ve üstü mezunu. 32 bin nüfuslu yerde 15 bin üniversite ve üstü mezunu demek. Bu potansiyel insan kaynağının, gönüllülük esasına göre oluşturulacak sosyal projelerle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ciddi katkı vereceklerine inanıyorum. Ve bu sadece Güzelbahçe sınırlarıyla kalmayacak, çevre ilçelere de katkı verebileceğiz” dedi.





 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mert Başağaçlı 2 hafta önce

Güzelbahçeye yakışacak tek insan sizsiniz sizle gurur duyuyorum.

Avatar
Sibel PARMAKSIZ 2 hafta önce

Teşekkür ederim Mert Bey.

Avatar
Zeki Çolakoglu 2 hafta önce

Basarilar diliyorum.en azından ne yol haritanızı belirlemişsiniz.kolay gelsin

sanalbasin.com üyesidir