banner46
Üst düzey bir CIA şefinin bir çift lafı ile başlayarak Atlantik’in öbür yakasının Ortadoğu’ya bakışına dikkat çekmek istiyorum. Bahsedeceğim kişi Michael Scheuer… Son dönem Amerikan başkanlarına danışmanlık yapanlardan.  Ortadoğu sorununa kendi meşrebince çözüm önerileri ile bilinen bir ajan.  Ortadoğu’da ABD’nin huzur bulması için tek bir çözüm var: “Sünniler ve Şiileri kanları kuruyana kadar birbirleriyle savaştırmak…” diyor. Bunun için ne gerekirse yapmalı. Hatta daha da ileri giderek Amerikan başkanların isimlerini de vererek, defalarca bu konuda onları uyardığı ve raporlar sunduğundan bahsediyor. Kendisinin sosyal medya hesaplarında ve TV programlarında da bunu defalarca dile getirmiş.

Ya Trump’ın Pentagon için düşündüğü, 2003'te Irak'ın işgali sırasında Orgeneral olan “Kuduz Köpek” lakaplı James Mattis’e ne demeli?   “Sizleri tekrar uğraştırmasın diye düşmanlarınızı öldürün” diyen; “Çevrenize Nazik olun, profesyonel davranın. Ama tanıştığınız herkesi öldürmek üzere bir planınız da olsun." Diye de ekleyen  J. Mattis’ten söz ediyorum.

Bu iki tip örneğinde olduğu gibi ABD başkanları ve yakın çevresinin Ortadoğu’ya bakışı böyle.  Ne yazık ki bölgeye şekil veren ve karar vericileri de etkileyenler yine bu kişiler. Hatırlarsınız, 1989’da Berlin Duvarı yıkıldığında artık dünyada birşeylerin değişmeye başladığına inanamaz gözlerle bakılıyordu. Hele ki iki yıl sonrasının SSCB’sinin dağılmasına ne demeli? Yaşı kemale erenler Gorbaçov’u da Perestroika’sını da bilirler. 

İki kutuplu dünyadan Yeni Dünya Düzenine geçişti bu. Aynen bir dolar üzerindeki piramidin altındaki yazının mesajı gibi: “NOVUS ORDO SECLORUM” Sovyetler gitmiş artık Ortadoğu’nun özellikle enerji eksenli “bu iştah veren sofrası” onları beklemekteydi. Her şey bir anda olup bitti. İran’da Humeyni rejimi kuruldu derken, Irak-İran savaşı, tam 10 yıl. Saddam’ın Kuveyt’i işgali derken I. Körfez Savaşı ve Kuveyt’e 8 üs ve 20bin asker ile yerleşen ABD.  Sonra Arap Baharları… Saddam, Kaddafi ve birer birer düşen liderler. Silah tüccarlarıyla bölgede faaliyet gösteren ABD ve üsleriyle hemen her ülkede aktif askeri güç bulunduran ABD.  İstikrarsızlaşan bölge ve nihayetinde yıllardır devam eden savaş. Son olarak epi-topu 2,5 milyonluk Katar’a çökmeye hazır sırtlanlar…

Bu kavga bitmez! Gerçekten Ortadoğu bir “han-ı iştiha” olduğu kadar orada güvenliğinin korunması gereken bir ülke var ki o da İsrail. Bütün denge ve stratejilerde İsrail konusu hep masada en nadide yerini almaktadır. Denklemde oyun bozucu konumunda güçlü bir devlet olarak Türkiye vardır.  ABD’nin 10.bin km’ den, Moskova’nın 2.500km’den Avrupa ülkelerinin 5 bin KM’den müdahil olduğu bölge Türkiye için “bağırsan duyulur” mesabesindedir.

Türkiye’ye biçilen rol “borçlarının faizini ödeyebilecek kadar varlıklı ama hep borçlu” bir ülkedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden yürütülen Türkiye karşıtlığına yönelik politikaların temelinde sindirilmek istenen ezik bir ülke hayali yatmaktadır. Ancak ne yaptılarsa olmayan bir durumla karşı karşıya bulunmaktadırlar. Bundan dolayı özellikle Almanya’daki densiz ve hadsiz protestoların arkasında bu düşünce yatmaktadır. Türkiye’nin özellikle güvenlik konusundaki haklı kaygıları, bölge ile ilişkilerinde temel belirleyici durumundadır. Son gelişmeler ışığında, Türkiye’nin Katar’daki üssünü kapatmasına yönelik Suudi’lerin şartları şimdilik reddedilmiş olsa da ABD bölgede ayağına dolanma ihtimali olan hiçbir “gücü”, sağında solunda istememektedir. Ve hala bölgede politika yapıcı, oyun kurucu olarak kalma niyetini sürdürmektedir. 




 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

kizilay_banner_120X600

kizilay_banner_120X600

sanalbasin.com üyesidir