Seçimler yapıldı. Türkiye 1. Devlet Başkanını hemde tartışmaya gerek kalmadan birinci turda seçti. Rakiplerinin de açıkları ile Recep Tayyip Erdoğan seçimi açık ara ile kazandı. Bu sonuçla büyük bir gerginliği toplum olarak atlattık. Kazanan TÜRKİYE oldu.

Ancak siyaset de ve mecliste VESAYET sistemi de hayat bulmuştur. AK Parti tek başına iktidar olamamış ve MHP’ye mahkum olmuştur. AK Parti’nin talebi MHP’nin de içinde olduğu bir bakanlar kuruludur. Ancak Devlet Bahçeli bu yolu millet bize mecliste icraatları denetleme ve denge görevi vermiştir diyerek kapadı. AK Parti bu durumu ancak başka bir alternatif sayısal çoğunluk ile aşabilir. Meral Akşener’in “Biz evcilik oynamıyoruz, biz siyasi partiyiz her türlü ortalık yaparız” sözü yeni ortaklıklar konusunda kapıyı açık bırakması, AK Parti’yi alternatifsiz bırakmamış oldu. Bakalım gelecek nasıl şekillenecek.

Tabi ki her seçim bir yenilenme olduğu kadar alınacak derslerin olduğu bir muhasebe, iç hesaplaşma ölçüsüdür. Türkiye demokrasi ve Türk milleti siyasi hayatımız boyunca yaptığı kusursuz, şaibesiz ve kararlarının isabeti açısından müthiş bir başarıya daha imza atmıştır.

%87 katılım ve her kesimin sonuçları konusunda mutabık kaldığı bir demokrasi dersini tüm dünyaya göstermiştir. Bu analiz ışığında çıkan sonuçları partiler açısından da irdelemek gerekmektedir.

AK Parti bu seçimlere MHP ile ittifak yaparak girmiş ve kararın ne kadar isabetli olduğu da görülmüştür. Bu kararın önemi %49,5’den %42,6’e düşmesi ile daha da anlam kazandı. 7 Haziran’da %40 ile dip yapan oylarına milletimiz %49,5 ile 1 Kasım’da destek vererek AK Parti kadrolarına şartlı destek vererek göstermişti. Ancak geçen sürede anlaşılıyor ki AK Parti bu uyarıyı anlayamamış. Seçmen verdiği desteği geri çekmiş, %2,5 farkın artan seçmen sayısından kaynaklandığı da ortada.

Bu desteğin geri çekilmesinin nedenleri neler olabilir?
En başlıca sebebi geçen sürede AK Parti’nin gösterdiği performans ve stratejinin toplumu kucaklamaması, FETÖ ile mücadelede samimiyetsizlik, teşkilat yapılanmasında FETÖ, liyakat ve vefasızlığın üst seviyede yapılması, milletvekili aday listelerindeki tepkiler (tüm illerde) ve yeni seçmen kitlesine ulaşmadaki başarısız seçim kampanyası olarak sıralayabiliriz.

Bu saydıklarımızın her birini ayrı ayrı tartışabiliriz. Görünen o ki ittifak olmasa ve başkanlık sistemi yerine eski parlamenter sistemle gidilse 25 Haziran’a Türkiye tek başına AK Parti iktidarını kaybetmiş, koalisyon ve kaosa uyanmıştı.

Sayın Cumhurbaşkanımız milletimizin verdiği uyarıyı anladık dedi. Bakalım bundan sonraki süreçte doğru anlayıp anlamadığını hep beraber izleyeceğiz. Kesin sonuç AK Parti açısından şudur; Sayın Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan BAŞKAN seçilmiştir. Ancak AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan genel başkanlığında ilk kez oylarını düşürmüştür.

Ana muhalefet partisi CHP ise Cumhuriyet tarihindeki en kötü, başarısız ve şaibeli seçimini geçirmiştir. İYİ Parti’ye transfer edilen 15 milletvekili skandalı ile başlayan 7 Haziran’daki stratejisi ile (her aileden bir oy HDP’ye) HDPKK’ya verdiği destek ile barajı aşmasına yardım eden bir vatan hainliği ittifakını yazılı olmasa da sözlü olarak gerçekleştirmiştir. Yapılan anlaşma açıktır; Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Muharrem İnce desteklenmiş, milletvekilliği seçimlerinde HDP’ye destek verilerek barajı aşması sağlanmıştır. Muharrem İnce’nin aldığı %30 oyun %3,30’u HDP, %2,67’si İYİ Parti, %0,90’ı da Saadet Partisi’nden geldiği açıktır. CHP’li seçmenin net oyu %22,64’tür ki bu Muharrem İnce’nin aldığı oydan %1,35 oranında azdır. Yeni Türkiye’de seçmenin bu ittifaklardan hariç sadece %1,35’i Muharrem İnce’yi desteklemiştir. Kemal Kılıçdaroğlu değişse bile bugün seçim olsa CHP’nin alacağı oy %22,64 + %1,36= %24’tür. Sonuç olarak CHP tarihinde kara bir leke sürmüş hem de seçmen nezdinde değerini düşürmüştür. 
 
MHP bu seçimde aldığı oy ve izlediği strateji doğru yorumlanırsa başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu oy oranında olmasında AK Parti’nin desteğini de göz ardı etmemeliyiz. Sayın Devlet Bahçeli’nin ittifak çalışmaları 15 Temmuz’dan bu yana gösterdiği milli ve ilkeli tutumu, seçimlerdeki doğru ve stratejik çıkışları ile lehine çevirdiği açıkça ortadadır.

İYİ Parti’ye kaptırdığı%5 oranındaki oy ise %5 - %6’lara düşen oyunu son çıkışları ile kendine çevirmiştir. Özellikle AK Parti tabanındaki FETÖ ve listelerden kaynaklanan küskünlerin İYİ Parti yerine MHP’yi tercih ettiği oylardaki kaymalardan anlaşılmaktadır.

FETÖ’nün siyasi ayağına dokunulacağı, af tartışmaları ce Afrin harekâtı sürecindeki desteği ve HDPKK’nın mecliste temsil edilip, MHP’nin ise azaltılmış bir oy ve vekil sayısına sahip olacağı iddialarını “Ne yani ülkeyi bölenler mecliste olacak, Milliyetçi ve vatanseverler yok edilecek öyle mi? Türk halkı buna müsaade etmez” sözleri karşılığını sandıkta oy olarak almıştır.

Sonuç olarak; MHP bu seçimi akıllı ve doğru hamlelerle istediğini sonuçlandırmıştır.
 
HDP, burada dikkat edilmesi gereken siyasi tabloların başında geliyor. Başarılı kayyum çalışmalarıyla devletin hizmet ve güler yüzü sayesinde oylarının düştüğü Güneydoğu’da CHP’nin desteği ile İstanbul ve batı illerindeki oylar barajı geçirmek konusunda gerekli desteği sağlamış oldu. Aşağıdaki tablo bu desteği sağladığı sayısal değerlerle ortaya konmasında yeterli olacaktır.
 



 
Bu sebeple önümüzdeki dönem oluşacak her türlü ulusal problemin altında bir CHP imzası olmuş olacak. Herkes hesabını bundan sonra iyi yapmalı Vatan hainliği ile demokrasi karıştırılmamalı.
 
İYİ Parti bu seçimden en karlı çıkan parti olarak görünüyor. AK Parti-MHP ve CHP’ye eklemlenmiş ekonomik seçmenlerin oylarını alarak 6 ay gibi bir sürede %10 gibi bir oy oranına ulaşması dekkate alınmalı. Meral Akşener’in başarısız olduğu ancak seçmenin MERKEZ SAĞ’da oluşacak bir partinin sadece amblemine ve vaadine oy vererek AK Parti’ye bir mesaj verdiği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. İYİ Parti eğer önümüzdeki dönem söylem ve icraatları ile merkez sağ seçmenine oynarsa her zaman tehlikeli bir rakip olabilir. AK Parti hem politikalarını hem de söylemlerini bu yüzden ona göre gözden geçirmeli. Zira %50 barajını geçmesi mümkün olmayacaktır. (2023 seçimleri için)
 
Bu seçimin galibi İYİ Parti, MHP ve Muharrem İnce’nin siyasi geleceği olmuştur. Ders alması gerekenler, AK Parti nezdinde Recep Tayyip Erdoğan ve CHP olmuştur.




 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
sanalbasin.com üyesidir