banner46

Referandum ile Kürt Yahudi devletinin sınırları çiziliyor!
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, 25 Eylül’de “bağımsızlık referandumu” yapma kararı aldı. Başta Türkiye, İran ve Irak merkezi hükümeti olmak üzere Avrupa birliği, bölge ülkeleri bu karara karşı çıkmış, hatta Barzani’nin en büyük müttefiklerinde ABD bile IKYB’den referandumu ertelemesini istemişti. Sadece İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, "Kürtler, Irak'ın bir bölümünde devlet sahibi olmalı" diyerek referanduma destek veren tek ülke olmuştu.



Yukarıdaki fotoğrafta Mesud Barzani’nin 1971 yılında Kuzey Irak'ta Mossad ajanları ile birlikte nasıl organizasyonlar yaptığı ve son dönemde Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak için bağımsızlık referandumu kararında neden ısrar ettiğini ve kimlere hizmet ettiğini göstermesi açısından çok önemli. Yine aşağıdaki videoda yukarıdaki fotoğrafı tamamalar nitelikte. Birbirini tamamlayan bu iki görüntü referandumun amacının ne olduğu ve Iraklı Kürtlerin Türkiye’ye karşı nasıl kullanıldıklarını görülmesi açısından çok önemli. Referandum zamanlamasının ne kadar manidar olduğunu, İsrail devletinin ve Yahudi lobilerinin neden referandumu destekledikleri haberimizin detaylarında.


 
IKBY'NİN SINIRLARININ PEŞMERGENİN KURTARDIĞI YERLER OLACAKTI AMA…
Irak’ta hızlı bir siyasi dönüşüm ve güç dengesi değişimi yaşanıyor. Irak hükümeti, IŞİD’in elinde kalan son bölgeleri tekrar kontrol altına alırken, Kuzey Irak’ta ise referandum sürecinde son düzlüğe girildi. Bu iki gelişme birbirine paralel gidiyormuş gibi görünebilir. Fakat tersine işgal sonrası Irak’ta ortaya çıkan Erbil-Bağdat güç dengesinin en önemli dönemeçlerinden birisi yaşanıyor.

Irak ordusu ve Haşdi Şahabi, Musul merkezini hayli çetin bir savaştan sonra epey kayıp vererek IŞİD’den geri aldı. Bu süreçte çatışma öylesine sert geçti ki, benzerinin daha dar bir alanda dahi olsa Telafer’de de yaşanması bekleniyordu. Fakat sürpriz bir biçimde Telafer beklendiğinden daha kolay geri alındı. Tam da bu süreçte Kuzey Irak’taki referanduma dair çok ilginç bir çıkış geldi. Musul’un kuzeyinde, Irak ordusunun operasyonları başlamadan önce Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) bağlı peşmergeler tarafından IŞİD’den kurtarılan bölgelerin 25 Eylül’de yapılması beklenen referanduma dahil edilmesi istendiği açıklandı.

Buna benzer açıklamalar daha önce cılız biçimde yapılsa da Musul’daki çatışmalar nedeniyle dikkat çekmiyordu. Üstelik geçmişte Iraklı Kürt siyasetçiler IKBY'nin sınırlarının "peşmergenin kurtardığı yerler” olacağını defalarca açıklamıştı. Fakat bu açıklamalar dönemin şartları nedeniyle önemsenmemişti. Şimdi Musul’un kuzeyinde kalan ve peşmergenin denetiminde bulunan ilçeler ve kasabalara referandum sandığının konulacağının ileri sürülmesi yeni bir siyasi tartışmayı başlattı.



BARZANİ AİLESİ VE İSRAİL İLİŞKİSİ
Irak Kürtleri ile Yahudilerin tarihsel bağlarına ciddi anlamda ilk kez Hürriyet Gazetesinin 18 Şubat 2003 tarihli sayısında yer verildi. Sefer Kaplan imzalı “Barzani Ailesi'nin Yahudi olduğu ortaya çıktı” başlıklı haberde kendisi de bir Kürt Yahudisi olan UCLA öğretim üyesi Prof. Yona Sabar’ın kitabını kaynak olarak gösteren Kaplan, ayrıca Tarihçi Ahmet Uçar’ın da Osmanlı arşivlerinde bulduğu, Sallum Barzani adlı bir hahamın önce Selanik'e, arkasından da Kudüs'e sürgün edildiğine dair yayımlanan belgeyi haberine taşıdı.
1982 yılında Yale Üniversitesi tarafından yayımlanan ‘‘The Folk Literature of the Kurdistani Jews: An Anthology (Kürdistan Yahudilerinin Halk Edebiyatı: Antoloji) başlıklı kitap, başlangıçta sıradan bir antropolojik çalışma muamelesi gördü. Kendisi de bir Kürt Yahudisi olan ve Los Angeles'teki Californiya Üniversitesi'nde (UCLA) görev yapan Prof. Yona Sabar tarafından kaleme alınan kitap, büyük çoğunluğu Kuzey Irak'ta yaşayan Kürt Yahudileri'nin hayatına ışık tutuyordu.

Ancak, Prof. Yona Sabar'ın kitabında daha ilginç bilgiler de vardı. Bunlardan en önemlisi de Barzani ailesi ile ilgiliydi. Prof. Sabar'ın verdiği bilgiye göre, 16. ve 17. yüzyılda bölgede yaşayan ailelerin en ünlülerinden biri Barzani ailesiydi ve bu aileye mensup hahamların kurduğu Yahudi eğitim kurumları büyük bir itibara sahipti. Öyle ki, başta Mısır olmak üzere Ortadoğu'nun muhtelif ülkelerinden buraya öğrenci akını oluyordu. Hatta, Haham Nathanel Barzani, bölgede nadiren görülen zenginlikte bir kütüphaneye de sahipti ve kitapların büyük çoğunluğu da elyazmasıydı. Bu kitaplar, yine haham olan oğlu Samuel Barzani'ye miras kalacaktı. İşin daha da çarpıcı yanı, Amerikan reformcu Yahudileri tarafından tam bir yüzyıl sonra kabul edilecek olan ilk kadın haham da Samuel Barzani'nin kızıydı ve ismi de Asenath Barzani'ydi.



BİR TEK AİLE VAR
Sefer Kaplan’ın konuya ilişkin görüşlerine başvurduğu Prof. Yona Sabar, Yahudi Barzani ailesinin kurucusunun 16. yüzyılda yaşayan Haham Samuel Barzani olduğunu belirterek, ailenin sonraki yüzyıllarda Musul, Kerkük ve Erbil yöresinde etkili olduğunu söyledi. Ancak, Barzani ismini taşıyan herkesi Kürt Yahudisi olarak görmenin doğru olmadığını savunan Prof. Yona Sabar, Barzan doğumluların bu isimle çağrıldığını söyledi. 

Ancak, tarihçi Ahmet Uçar, Osmanlı arşivlerinde bölgede bir tek Barzani ailesi bulunduğuna dair kayıtların yer aldığını hatırlatarak, günümüz Barzanileri'nin atalarının Yahudi olduğundan şüphe duyulamayacağını ifade etti. Ahmet Uçar, Prof. Sabar'ın, Barzaniler'in ne zaman müslüman olduklarına ilişkin detaylara girmediğini de savundu. 

Ahmet Uçar'ın yine Osmanlı arşivinde bulduğu bir başka belge ise 1856 yılında Sallum Barzani isimli bir hahamın, Musul'dan Selanik'e, oradan da Hahambaşılığın özel ricası ile Kudüs'e sürgün edildiğini gösteriyor. Uçar'ın ifadesine göre, ‘‘Kudüs'e Yahudi iskânı ile tereddütler olduğu için; Hariciye Nezareti'nin de görüşü alınarak 29 Şubat 1856'da Hahambaşı'nca verilen dilekçe Osmanlı hükümetince 11 Nisan'da görüşülerek uygun bulunmuş ve Sallum Barzani 20 Nisan 1861'de bir irade ile Kudüs'e sürülmüştü.’’ Uçar, Tarih ve Düşünce Dergisi'nde konu ile ilgili olarak yazdığı yazıda şöyle devam ediyor: ‘‘Mustafa Barzani'nin yıllar sonra kurduğu ilişkiler, hahamlarla Sallum Barzani ailesi arasındaki ilişkilerin yıllarca sürdüğünü göstermektedir. Molla Mustafa Barzani, 1950'den beri sık sık ziyaret ettiği İsrail'de her zaman Kuzey Irak kökenli, Kürtçe konuşan bir Yahudi hahamın evinde kalmaktadır: Haham David Gabay.’’ 



KÜRT YAHUDİ DEVLETİNİN SINIRLARI ÇİZİLİYOR!
Akademisyenler, araştırmacılar ve stratejistlerin bugünkü Ortadoğu’daki yapılanmanın ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin aldığı referandum kararı ile Kürt Yahudi devletinin sınırları çizildiğinde hem fikirler. (Kürdo-Judaik) Kürt Yahudi devletinin büyümesi ileride Ortadoğu ve dünya politikalarını çok önemli bir şekilde etkileyecektir. 

Şu ayrıntıyı bildirmekte de yarar vardır. Kürt Yahudileri diye tabir edilen kesim ile Kürt dilini ve kültürünü benimsemiş, tarih boyunca Kürdistan diye tabir edilen Kuzey Irak bölgesinde var olmuş, sonradan İsrail’e göç eden Yahudiler kastedilmektedir. Bu kesim etnik kökenleri itibariyle Kürt değildir. Aksine Yahudi kavmindendirler, yani İsrailoğulları’nın neslinden gelmektedirler.

İsrail kurulduktan sonra, Kuzey Irak ve Suriye’de yaşayan 200 bin Kürt Yahudisi, büyük bir operasyon ile İsrail’e getirilmişler ve İsrail parlamentosunda önemli mevkilerde bulunmuşlardı. Bugün de İsrail’de 250 binden fazla Kürt Yahudisi yaşamaktadır. İsrail’in Molla Mustafa Barzani ile kurduğu ilişkiler, bugün de oğul Mesud Barzani ile devam etmektedir.

(Gelecek bölüm Barzanileri İsrail’e yakınlaştıran nokta)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

kizilay_banner_120X600

kizilay_banner_120X600

sanalbasin.com üyesidir