banner46
Bir örgüt düşünün, kendi amaç ve hedeflerini gizlemek için sağdan soldan devşirdiği fikir adamı, sanat adamı ve siyasetçi hatta matbuat ehline kendine fikirlerini söyletmiş olsun… Bir yanda darbe ve askeri düzen karşıtlığını anlattırırken, sivilleşme ve sivil anayasalar konuştururken başka bir düzlemden de iktidarı ele geçirmenin yolunu askeri darbe olarak gören bir ağıza evrilsin. Askeri silahlansın, yargısı mahkemeleri tutsun.
Dünün taşeronları çarşı Pazar dolaşan orta oyun sergiler gibi aynı sözleri aynı methiyeleri düzen “modern çağın meddahları” idi. Yeni dönemdeki türleri ise yapı değiştirerek farklı kişilik ve kimliklere dönüştü. Ancak değişmeyen tek şey mevzileri terk etmemek üzerine kurgulandı. Hem terk etmeyecekler hem de yeni yerlere de göz koymaktan vazgeçmeyecekler. Hile, desise, iftira her yol mübah… Artık sosyal medyanın kalabalık koridorları da  buna imkan tanımaktadır. 15 Temmuz’da zorla dahi elde edemedikleri iktidar  aygıtına sahip olmak en temel gerekçedir: Kripto, takiye mubahtır ve gereklidir…

Geçmişin “taşeron” ve “vekaletçileri”  bugün kalabalıkların rengine bürünerek varlığını sürdürme çabasındadır. Özellikle 17/25 Aralık sonrası elindeki medya imkanlarını da kullanarak, belirli bir blok oluşturma telaşına girdi. Makamları korumak istedi, olmayınca tezvirata yeltendi. Yeni kadroların önce gelmesine engel olmaya çalıştı, sonra tezvirat; her şeye rağmen geleni engelleyemedilerse bu defa o kadroları itibarsızlaştırma süreci devam etti.

Devletin imkanlarını kullanarak elde ettikleri gücü yine devlete karşı kullanmaktan çekinmediler. İhaleler sıradan bir durum arz ederken, reklamdan yemek firmalarına pek çok FETÖyan firma hem devletten hem etraftan payına düşeni aldı. Kimi gazetesiyle aldı, kimi yazarıyla aldı… kurdurulan internet siteleri, birbirine eş ortak sosyal medya hesapları hep bir amacın vekaletini yürüttü.

Şimdi yeni bir dönemdeyiz. FETÖ kalıntılarının tasfiyesi Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası ve varlık davası haline dönüşmüştür. Ancak FETÖ hala bir hayalet gibi kurumların koridorlarında kendine yandaş aramakta, yerleştiği kurumlarda varolmaya çalışmaktadır. Bunun da yolu suret-i haktan görünen kurum yöneticilerinin iknası ile gerçekleşmektedir.

Dünün FETÖyan faaliyetlerinin gönüllü taşeronları bugünün vekalet savaşçıları haline dönüşmüştür. Dün FETÖ değirmenine su taşıyanlar, toplantılarında organizasyonlarında “akil akil oturanlar” söz söyleyenler bugün, başka bir kimlikle yeniden arz-ı endam etmektedir. Bu defa devlet için çalışmak istediklerini ve FETÖ tarafından nasıl oyuna getirildiklerini de anlatarak kendi haklılıklarına zemin hazırlamaya çalışmaktadırlar. Ama bu bir anlatımdan ziyade bir makam talebi haline dönüşerek zemin aranmaktadır.

Üniversiteler yeniden mercek altındadır. Müntesiplerinin hala daha çözülmediği hala daha bir silkiniş gerçekleştirmeyen ve yeni dönemin farkında olmayan üniversiteler olduğunu görüyorum. Personel alımından ihaleye hala daha medyada pek çok olumsuzluğu ile gündeme gelen üniversiteler yeni dönemin vekalet savaşçılarıdır. Yapılan her olumsuzluk siyasi iktidara ve üst yönetici olarak rektörleri atayan merciye yönelik bir algının parçası olarak sürmektedir. Bu dönemde yeni rektör atamalarının olduğu üniversitelerin de FETÖyan vekalet savaşçılarına bırakılmasının önü alınmalıdır.



 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

kizilay_banner_120X600

kizilay_banner_120X600

sanalbasin.com üyesidir