İzmir Kudüs Platformu'nun Alsancak Kapalı Spor Salonunda düzenlediği "Kudüs Gecesi" programına katıldık.

Programın önemli davetli konukları vardı.

Sahneye konuşmacı olarak İnsan Ve Medeniyet Hareketi'nin Onursal Başkanı Sayın Mehmet Güney çıktı.

Mehmet Güney ile 30 sene önce rahmetli Bahaddin Yıldız'ın evinde talebeliğimizde bir araya gelmiştik. O günkü konuşma ve tartışmada, Müslümanların demokrasi ve laiklik kavramlarını inanç sorunu olarak görmek yerine bu kavramların tanım, nitelik, fonksiyon olarak ele alınması gerektiğini, çağdaş dünyanın şartlarında mükellefiyetlerimizi belirlememiz gerektiğini tartışmıştık. Mehmet GüneY o gün bizi epey eleştirmişti.
Bu gece, 30 sene sonra yaşını almış, ancak inanç, kararlılığından ve vakarından bir şey kaybetmemiş, bir o kadar da tevazuu ile, derin bir konsantrasyon ile karşımızdaydı. İslam'ın, Müslümanın insanlığa kadim medeniyet vizyonlu bir sorumluluk taşıdığını, Kudüs'ün bu açıdan Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu anlattı. 

Ardından Sayın Abdurrahman Dilipak konuşmasını yapmak üzere sahne aldı. Abdurrahman Dilipak ile de 30 sene önce Edremit'te Refah Partisi'nin "Yeni Dönemde Siyaset Politikaları ve Doktrin Arayışı" konulu üç gün süren arama konferanslarında tartışmıştık. Merhum ERBAKAN Hocamıza ve partiye "Adil Düzen'i anlatıyorduk. Her kes bu yeni çalışmaya, İslam’ın çağdaş, ilmi bir yorum olarak öne çıkarılmasına ilgiliydi. DİLİPAK o gün de sahneye çıktı ve "Benim demokrasi ve laiklik ile temelde anlayış ve felsefe olarak, inanç olarak sorunum var. Bu arkadaşlar bu kavramları sorun görmüyor. Tanımlıyor, niteliyor ve çerçeve çiziyorlar" demişti. 

Abdurrahman Dilipak'ın konuşması ve sahne performansı sıra dışıydı. "Yesrib Medine olacak. Önce bilincimizi, inacımızı temizleyeceğiz. Arındıracağız. Sadece Kudüs’ü değil, Mekke'yi, Medine'yi de kurtaracağız. Osmanlı Kudüs’ten çekildiği gün yıkıldı. Bu gün Müslümanlar sadece inanç üzerinden bir birlik değil, Geçmişte ‘Hılful Fudul’ erdemlilerin birliği gibi, Medine'de olduğu gibi çoğulcu bir vizyonla insanlık barışı kurulacak" dedi. Son dönemlerin en güçlü sahne performansıydı.

Konuşmasını bitirdikten sonra kendisine Kur’an’da "ey iman edenler" hitabı kadar neredeyse "ey İsrailoğulları" hitabının olduğunu belirttim. Herkes Yahudi'nin arkasında gizleneceği "Gargat Ağacı"nı hatırlarken, kimsenin İsra suresinde "Rabbinizin size merhameti umulur. Eğer düşmanlık ederseniz biz de Düşmanlık yaparız" ayetini kimsenin zikretmediğini, bu konuya referans yapılması gerektiğini belirttim. Kur'an’ın İsrailoğulları’na mutlak düşmanlık yapmadığını, onları ihsana, güzele ve merhamete davet ettiğini ifade ettim. Medine vesikasının hatırlatılmasının önemli olduğunu söyledim. Müslümanların Yahudi ve Hıristiyan düşmanı olmadığını, zulme karşı savaştığını ifade ettim. Tekrar teyit ederek İsrailoğulları’nı savaşa değil, darüsselama ve rahmete davet etmeyi sürdürmemiz gerektiğini belirttim.

İHH Başkanı Sayın Bülent Yıldırım’da sahneye konuşmak için çıktı. Mavi Marmara süreci ile başlayan süreci ve bu günü anlattı. "Kudüste Müslümanlar güçlü ve zulüm işiyor olsaydı, Yahudilere zulmedilseydi, o zaman da mazlumun yanında olmak için yine Mavi Marmara'yı gerçekleştirirdik. Kudüs Türkiye'de içeride her kesimi birleştirmiştir. Bu bütünlüğü korumalıyız" dedi.

MEMURSEN Başkanı sayın Ali Yalçın’da Kudüs ile ilgili tarihsel süreci ve bu gün İslam dünyasında oluşan Kudüs hassasiyetinin önemini anlattı. Filistinlilerin Kudüs şuurunu anlattı. Müslüman bilincinin, vicdanı olan herkesi cesaretlendirdiğini ve harekete geçirdiğini anlattı.

Filistin ve Suriyeli çocuklar şiir ve şarkılar söylediler. Ömer Koroğlu’da sahne aldı ve Kudüs ile ilgili güzel parçalar seslendirdi.

Bir hafta önce Cumartesi günü Teşkilat Başkanımız, aynı zamanda İzmir Kudüs Komitesi Üyesi olan Sayın Abdurrahman Tosun'a "Kudüs gecesinde konuşmak istiyorum" dedim. Talebim kabul görmedi. Program sunucusu, tüm konuşmacıların konuşma sürelerinden çok korsan konuşma yaptı.

Şayet konuşma fırsatı verilseydi şunlara değinecektim;
Dünya'da bir buçuk milyar Müslüman yaşıyor. İslam Dünyası'nda, nüfusu İsrail'de toplam on milyonu, İsrail dışında beş milyonu bulamayan, toplam on beş milyon Yahudi'den çok; Müslümanlar çocuklarına Musa, Harun, Davud, Süleyman, İsa, Meryem, Asiye isimlerini vermiş. Bu demek oluyor ki "Musa, Davud, Süleyman, İsa, Meryem, Asiye'de biziz. Biz Silsile-i Mutasaddikiniz.
Allah Yahudi’ye başka, Hristiyan’a başka, Müslüman’a başka emirler vererek İbrahim milletini birbiri ile çatıştırmaz.

İzmir'de Kudüs’ü konuşmak önemlidir. İzmir'de yaşayan Museviler, Levanten Hıristiyanlar'ın da katıldığı ve "İbrahim Halilullah ekseninde birleşilen bir anlayışla Kudüs gecesi düzenlemeliyiz. 16. yüzyılda İspanya'dan İzmir'e yerleştirilen Safarad Musevileri, İtalyan, İngiliz, Fransız, Rum, Ermeni Levantenler, Mezarlıkbaşının 5 km. kare civarında 50 Cami, 13 Havra, 10 Kilise etrafında iskan olmuş dinlerin mensupları 500 senedir İzmir'de bir arada barış ve güvenle yaşıyor. Kudüs İzmir'den ilham almalıdır"
diyecektim.

Kudüs Gecesinde Alsancak Kapalı Spor Salonu’nda konuşamayınca, internetin sınırsız kapsamlı sahnesine çıkarak bunları yazma gereği duydum.
 
 
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
sanalbasin.com üyesidir