Afrin’de şehit olan ve bu zamana kadar vatan savunmasın da şehadet şerbetini içen Mehmetçiklerimize yapılan dualarla başlayalım yazımıza.

Kahraman Mehmetçiğimize ve şehitlerimize Allah’tan güç kuvvet ve rahmet diliyorum. Ailelerimize ve milletimize sabırlar versin Allah (C.C).

Güçlü bir inanç, güçlü bir ordu ve tarihindeki kökleri ile güçlü bir devlet Türkiye. Ancak son zamanlarda görüyorum ki bu derin tarihi birikimi ve devletin güçlü köklerinden rahatsız olan bir muhalefet (CHP) ile karşı karşıyayız. Bunun için yayın organlarında yaptıkları programlarda Osmanlı dönemini ve Abdülhamit Han dönemini karalamaya çalışan bir çaba içindeler. Bunun farkına varan Sayın Cumhurbaşkanımız Yıldız Sarayı’ndaki konuşmasında "Birileri ısrarla bu ülkenin tarihini 1923'ten başlatmaya çalışıyor. Birileri inatla bizi köklerimizden, kadim değerlerimizden koparmaya gayret ediyor” diyerek bu konudaki tehlikeli oyunu gördüğünü dosta düşmana açıkladı.

Tabi ki biraz hafızamızı zorlar CHP’nin 1940’larda ki yaklaşımlarına gidersek bugünün şifrelerini görürüz. Bakın bugün CHP’nin söylemelerinde gördüğümüz HALK kelimesi aslında MİLLET kavramı yerine kullanılırmıştır. CHP geleneğinin kullandığı “ulus” kelimesi de “millet”in karşılığı değildir. İşte o dönemlerden başlayan bugün ise genlerindeki kodların tekrar ortaya çıkan bu kavramlardaki kullanım ısrarının tek sebebi vardır. Yani CHP’nin millet kavramını kullanmamasının, uzaklaşmasının sebebi “Toplumu tarihsizleştirme” çabasıdır. Ya da Cumhurbaşkanımızın dediği gibi tarihi 1923’ten başlatma isteğidir. Bu kavram değişikliği sonuç olarak toplumu bir arada tutan ortak değerleri yok ederek, yerine yenilerini koymayı amaç edinmiştir.

Millet kavramının tekrar siyasete dönmesi gerekmektedir. Zira millet olmak sadece ortak bir tarihe sahip olmak değildir. Aynı zamanda ortak bir gelecek oluşturmak içinde gereken inanca sahip olmak demektir. Dediğimiz gibi; millet kavramının tekrar siyasete dönmesi gerekir sözünün altına ilaveten şu tespitlerinde yapılması gerekmektedir. Siyasi partilerin yapısındaki millet ve devlet düşmanı kitlelerin temizlenmesi ve partilerin milletle muhatap olacak söylem ve eylem zeminine gelmeleri gerekmektedir. Bu ise Tarih bilmekle başlar. Daha sonra manevi değerlerin herkese karşı korunmaya çalışılması ile sağlamlaşır. Bugün yapılması gerekliliği olduğu üzere, bu milletin çıkarlarını içerde ve dışarda herkese karşı koruyup, bağımsızlığını daim etmekle de en yüksek mertebeye ulaşır.

Her kim bu değerler silsilesini eskiden olduğu gibi kırmaya dökmeye çalışırsa bunun bedelini hem siyasi hem de hukuki olarak ödemelidir. Bizler bu milletin hem tarihini hem de manevi köklerini geldiği yerdeki gibi temiz ve sağlam tutamaya mecburuz. Çünkü bu devletin idealist ve inançlı yöneticileri tarihin kendilerine yüklediği misyonu tam ve eksiksiz yapmak için canlarını ortaya koymakta. Şimdi “halk” diyerek yıllarca “milleti”ne zulmü reva görenlerin “halklar” diye devleti bölmeye çalışanlarla neden yan yana olduklarını anladınız mı? Umarım bu büyük ve necip milletin inançlı ve vatansever evlatlarının gözlerindeki perde, yüreklerindeki korku, akıllarındaki durgunluk, bedenlerindeki ölü toprağı bir an evvel kalkar. Biz bu topraklara 100 yıl öncesine kadar hükmeden, oralarda emniyeti sağlayan, tebaası üzerinde kanun koyup vergi alan devletin torunlarıyız. Unutmayın bu millet kendisine güvenenlere hiç sırtını dönmemiş, bundan sonra da dönmeyecektir.

Rahmetli Aydın Menderes’in gelecek Türkiye’sinden bahsederken ki hayali ile yazımı tamamlamak istiyorum.
Herkes dünyaya baktığın vakit kendi penceresinden bir manzara görebilir. Bizim gördüğümüz ise bir şafak vaktidir. Doğacak güneş milletimiz için yeni bir asr-ı te’ali  (yükselme çağının) yolunu aydınlatacaktır. Bu şafak vakti milli bir rüyanın gerçekleşebileceğini müjdesini de vermektedir, bu rüya; bir kolunu Balkanların, diğer kolunu Kafkaslar üzerinden Orta Asya’nın omuzuna atmış, ve yüzünü kıbleye dönmüş bir Türkiye’dir.



 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Ahmetoglu 7 ay önce

Allah Ülkemizi milletimizi daima korusun güvenlik güçleri mii muzaffer kılsın

Avatar
Cumuryet mah 486 6 izmir dıkılı 7 ay önce

Kerem polat

sanalbasin.com üyesidir