banner46

Dünden bugüne NATO’nun Türkiye’ye olan ihanetleri... Özür yetmez, hesap ödenmeli!
Türkiye cumhuriyetinin kurucusu ve 1. Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal ATATÜRK'e ve 12. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a dolaylısı ile Türk halkına yapılan bu ağır hakaretin bir bedeli olmalı. Defalarca ‘özür dilerim’ demek, ‘bu skandalı uzatmayalım’ demek onursuzca bir davranıştır. Geçmişte yaşadığımız olayları hatırlayalım ki bugün gelinen noktada özür dilemenin bir hükmü olmadığını anlayabilelim.
 


NATO'nun Norveç'teki Trident Javelin (Üç Uçlu Mızrak) Tatbikatı'nda Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedefe konulduğu skandalın yankıları sürüyor.

Tatbikatta gerçekleşen planlı rezalet, münferit bir olay olarak yansıtılmaya çalışılsa da çok ciddi amaç ve sonuçlara hizmet ediyor. 8 Kasım'da başlayan tatbikatın ilk günlerinde yaşanan bu olayın ardından tatbikat 16 Kasım'da sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, skandaldan 17 Kasım'da haberdar oldu ve yapılan alçaklığı kamuoyuna duyurdu. Norveç'teki tatbikatın senaryosunda düşman ülke 'Skolken ülkesi' olarak belirlendi.
 


HAYALİ ÜLKENİN DİKTATÖRÜ(!)
Norveç ordusunda görevli bir teknisyen, Skolken ülkesinin 'diktatör lideri' diye resmedilen düşman tablosuna Atatürk'ün fotoğrafını koydu. Senaryoda ayrıca, Skolken ülkesinin liderinin sosyal medya hesabındaki paylaşımları üzerinden başlayan savaş senaryosu da tatbik edildi. Türk asıllı Norveçli bir sözleşmeli subay tarafından açılan sahte hesap, tatbikat senaryosunun parçasıydı. 'RTerdogan' adına sahte hesap açarak buradan Erdoğan'ı 'düşman unsur' olarak tanımlayan Norveç subayı, NATO'yu zarara uğratan anlaşmalar yaptığını iddia ettiği Erdoğan'ı 'NATO düşmanı' olarak gösterdi.
 


NATO O ÜLKEYE SAVAŞ AÇIYOR
Tatbikatın jenerik senaryosunda, hayali Skolken ülkesiyle Türkiye arasındaki benzerlikler dikkat çekti. Senaryoda, 'Skolken ülkesinin S-400 edinme yönünde önemli aşamalar katettiği' ve 'son dönemde Skolken ile S-400 üreticisi ülke arasındaki yakınlaşmanın arttığı' detayları yer aldı. Liderin sosyal medya paylaşımları da eklendiğinde yaşanan gelişmeler üzerine NATO'nun operasyon hedefindeki ana ülke Skolken'e savaş açıldı. NATO, yaşanan skandalı 'münferit, kişisel' gibi sözlerle geçiştirse de jenerik senaryodaki bu ayrıntılar tatbikatın Türkiye'ye atfedildiğini açıkça gösteriyor.
 


BU BİR OPERASYON HAZIRLIĞI
NATO, Trident Javelin tatbikatıyla açıkça Türkiye'ye karşı savaşın senaryosunu çalıştı. Tatbikatta yaşanan bu skandal, "Türkiye'ye yönelik bir operasyonun hazırlığı" olarak yorumlandı. Asıl senaryo, Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden yalan söylemler yayarak NATO'yu Türkiye'ye düşman etmekti. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ile görüşmesinde, "Başlatılan idari soruşturmanın sadece olaydan sorumlu kişiler ile sınırlı kalmayıp, etraflı bir soruşturma yapılması ve bazı kişilerin kendi amaçları için NATO'yu araç olarak kullanmasına ve ittifakın işbirliği ve dayanışmasına zarar vermesine müsaade edilmemesi gerektiğini" vurguladı.
 


KATAR VE UKRAYNA'DA DENENDİ
Türkiye'yi NATO ile karşı karşıya getirmeyi amaçlayan hayali savaş senaryosu hayli tanıdık bir yöntem. Daha önce de Ukrayna savaşında ve Katar krizinde ülkeler aynı senaryo üzerinden karşı karşıya getirilmişti. DEAŞ'lı teröristlerin propaganda amaçlı kullandığı ve çok sayıda yabancı savaşçıyı etrafında topladığı Twitter platformu, Rusya-Ukrayna savaşında fitili ateşleyen mesajlara sahne olmuştu. Hem AB hem de NATO internet üzerinden propaganda savaşı olarak gördükleri duruma karşılık vermek için birimler oluşturmuştu. Katar krizinde de yine fitili sahte hesaplar üzerinden yayılan yalanlar ateşlemiş, BAE-Suud bağlantılı internet korsanları, Katar'ın resmi haber ajansını 'hack'leyip, Katar Emiri'nin ağzından sahte demeç servis etmişti.
 


Norveç'teki skandal tatbikatta 'RTerdogan' adına açılan hesap ve Atatürk'ün 'düşman ülke lideri' olarak gösterilmesi rastlantısal değil. Çünkü NATO'nun yıllık tatbikatlarına ilişkin senaryoları, aylar önceden en ince ayrıntısına kadar emir-komuta silsilesi içerisinde belirleniyor. Yine tatbikatlarda kullanılacak tüm materyallerin de önceden hazırlanmış olması gerekiyor. TSK'dan 41 personelin katıldığı Trident Javelin Tatbikatı da NATO'nun planlı tatbikatlarındandı. 2014-2015 ve 2016 yıllarında düzenlenen ve NATO mukabele kuvveti sertifikasyonu için yapılan Trident Juncture tatbikatlarının dördüncüsü olan Trident Javelin, Hollanda Brunssum ve İtalya Napoli'deki NATO Müşterek Kuvvet Karargahlarının sertifikasyonlarına hazırlık amacıyla yapıldı. Bu tatbikatın ardından müşterek kuvvet, 2018'de NATO görevlerini icra edebileceklerine dair sertifikalandırılacaktı. Bu şekliyle Javelin, NATO'nun 2018 yılında yapacağı muhtemel bir operasyonun hazırlık durumunun tatbikatı olarak değerlendiriliyor.
 


BÜYÜK KARA HEREKATI
- Norveç'te Türkiye'yi hedef alan skandal tatbikat, NATO'nun 2018 yılında yapacağı muhtemel bir operasyonun hazırlığıydı.

- Tatbikata konu olan ülkenin adı Skolken olarak belirlendi. Senaryoya bakıldığında Skolken ülkesinin Türkiye olduğu çok net bir şekilde anlaşılıyor. Skolken ülkesinin hedef alınmasının sebebi S-400 pazarlığı yapması ve S-400 üreten ülkeyle yakınlaşmasıydı.

- Tatbikatın yapıldığı NATO üssünde 15 Temmuz'a kadar görev yapan Fetullahçı subaylardan 5'i (biri askeri ateşe) 15 Temmuz'dan sonra Norveç'ten siyasi sığınma talep etti ve bu ülkeye sığındılar. Skandalda FETÖ şüphesi gözardı edilmiyor. FETÖ'nün 15 Temmuz'daki tetikçilerinden eski tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş de 10 yıl önce bu karargahta görev yapan isimler arasındaydı.

- Tatbikatın planlaması NATO Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapıldı. Tatbikatın planlama ve icrasında da Norveç'in milli unsurları da yer aldı. Tatbikat senaryoları da tüm NATO üyesi ülkelerin komutanlarının emir-komuta silsilesi içerisinde tamamlandı.

- Tatbikat 8-17 Kasım tarihleri arasında yapıldı. Skandal olay ise 13 Kasım'da yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, olaydan tatbikatın son gününde bilgi sahibi oldu.

- Tatbikat senaryosu kapsamında Erdoğan adına sahte hesap açıldı ve Erdoğan 'NATO düşmanı' olarak gösterildi. Atatürk'ün fotoğrafı da düşman ülke lideri olarak hedef tahtasına konuldu. Tatbikatın jenerik senaryosu kısa süre önce yaşanan Ukrayna savaşı ve Katar krizini hatırlattı.

- Olayın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından duyurulmasının ardından NATO'nun Avrupa kanadından peş peşe özür açıklamaları gelirken, ABD ise aynı dakikalarda Türkiye'yi S-400'den vazgeçirmek üzere tehdit açıklamaları yapıyordu.

- Planlama safhasında Türk yetkili bulunmasa da tatbikatın 8 Kasım'da başladığı düşünüldüğünde en az 10 gün öncesinden tatbikata katılan TSK personelinin senaryodan haberdar olmaları gerekiyordu.

- 'Kara ağırlıklı büyük çaplı müşterek harekâtı yapabilecek bir karargahın yüksek yoğunluklu bir harp ortamında denenmesini' amaçlayan ve bilgisayar destekli komuta yeri tatbikatı olarak uygulanan senaryo çalışmasında yaklaşık 300 personel görev aldı.
 


İHANETE BAHANE ÇOK
"Taraflardan birine yapılan saldırı, herkese yapılmış kabul edilir" şeklindeki 5. Maddesiyle öne çıkan Soğuk Savaş dönemi örgütü Kuzey Atlantik Paktı (NATO), 1949 yılında Sovyet tehdidine karşı kuruldu. NATO'nun tek Müslüman ülkesi olan Türkiye, 1952'de NATO'ya ağır bedeller ödeyerek girdi. Kore Savaşı'nda, Türkiye'den binlerce kilometre ötede 721 Türk askeri şehit düştü, 234 asker esir oldu, 672 asker yaralandı, 175 asker de kayboldu. Türkiye, dünyanın dört bir yanındaki NATO operasyonlarına aktif katkı sundu ancak NATO üyesi ülkelere yönelen güvenlik tehditlerine karşı gösterdiği hassasiyeti müttefiklerinden göremedi. Türkiye, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan hakkın kullanılması kapsamında icra edilen 1974 Kıbrıs çıkarmasında NATO üyesi müttefiklerinin ihanetiyle karşı karşıya kaldı. NATOTürkiye'yi değil Yunanistan'ı destekledi; Ankara'ya silah ambargosu ve ekonomik ambargolar uyguladı. NATOTürkiye'nin tüm çabasına karşın PKK terörüyle mücadeleye de yanaşmadı. Mehmetçik PKK ile savaşırken, Türkiye yine NATO'dan ambargolar yedi. PKK, Çekiç Güç sürecinde de açık açık desteklendi, havadan atılan silahlar, malzemeler ve yiyecek ikmali yardımlarıyla palazlandırıldı.
 


TCG MUAVENET
2 Ekim 1992 tarihinde ABD savaş gemisi Saratoga tarafından "Kararlılık-92" NATO tatbikatında kaza ile vuruldu. Subaylarımız şehit oldular.



ÇUVAL OLAYI
4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde karargâh kurmuş bulunan (bir binbaşı komutasında) 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun başlarına çuval geçirilerek kelepçelenmesi olayındaki rencide edilmesi ve yine (sözde) müttefikimiz ABD'nin yaptığı olay.



17-25 ARALIK OLAYI
FETÖ'nün yargı ve emniyet yoluyla giriştikleri darbe girişiminde başarılı olamayan FETÖ aynı zamanda Halk Bankası’nda gerçekleştirildikleri operasyon sonucu İran ile ticaret ağımıza ait bilgilerinde sızmasını sağladılar. Bu darbe girişiminin arkasında da Rezza Zarrab’ın yargılanma sürecinde de ABD kodlarını görüyoruz.



MİT TIRLARININ DURDURULMASI
Bu olayın yine FETÖ eliyle yapıldığı açıkça bugün belgeleriyle ortada. Gerekçesi DAEŞ terör örgütüne silah yardımı yapan bir ülke konumuna düşürülmeye çalışıldığımız hain girişim. "Haydut Devlet" olarak Türkiye'yi Lahey’de yargılanmanın önünü açacak girişimdi. Bugün anlıyoruz ki ABD'nin Rakka’dan DAEŞ’li teröristleri güvenlik koridoru ile dışarı çıkarmasına bakılırsa bu terör örgütünün kimler tarafından kurulduğu ve desteklendiği belli olmuştur. Bunun diğer bir anlamı Avrupa'da gerçekleşen DAEŞ saldırılarının da failinin ortaya çıkması açısından önemlidir. Haydut Devlet ABD’dir.
 


15 TEMMUZ HAİN İŞGAL GİRİŞİMİ
Bütün istihbarat ve stratejik desteğinin bir üst akıl (ABD) tarafından verildiği ortada bir girişim. Belgeleri ile bu işgalin failinin ABD den istenmesine rağmen, CIA tarafından korunan bir malikanedeki terörist başının hamisi olarak müttefik olamayacak kadar kazası çok olan bir ülke ABD.



ABD İLE VİZE KRİZİ: METİN TOPUZ
Bir büyükelçinin üzerine kalan ancak derinliği hem bazı FETÖ-ABD bağlantılarının ortaya çıkması hem de ekonomik sebepleri açısından yapılan bir başarılı müttefiklik örneği olarak aklımızda duruyor. Büyükelçilikte görevli Metin Topuz'un casusluk suçundan tutuklanması ile ABD'nin ipliğinin pazara çıktığı olay.



PKK VE YPG'YE YAPILAN SİLAH YARDIMI
Türkiye'nin tüm uyarılarına rağmen 1200 TIR silahı ve mühimmatı DAEŞ ile mücadele de terör örgütleriyle işbirliği yaparak verdiler. TSK'nın yaptığı operasyonlarda bu silahlar PKK'lı teröristlerde yakalanarak teşhir edilmiştir. Tabi bu büyük müttefikimiz ABD’nin silahları geri alacağı için Pentagon nezdinde sorun teşkil etmemiştir.



DAEŞ'Lİ TERÖRİSTLERİN RAKKA'DAN ÇIKARILMASI
ABD, PKK ve YPG ile anlaşmış yetiştirdiği ve silahlandırdığı teröristleri güvenli bir şekilde Rakka’dan çıkarmıştır. Bu teröristler her biri canlı bomba olarak Avrupa’ya geçecekler ve eylemleri devam edecek. ABD bu dünyanın jandarması rolünde. Terörü kendi yaratır, kendi bitirir, kendi taşır ve kendi temizler.
 


BİR DEĞİL İKİ DEĞİL
NATOTürkiye'ye en büyük ihaneti Suriye'de yaptı. İttifakın en güçlü üyesi ABDPKK'nın Suriye'deki kolu PYD/YPG'yi bir ordu gibi donattı, DEAŞ ile ittifak yaptı. NATO ise sadece izledi. Türkiye'nin topraklarına her gün düşen katyuşa roketlerine ve çok sayıda vatandaşın bu saldırılarda hayatını kaybetmesine karşın önlem alınmadı. NATO'nun Rusya'ya karşı tedbirleri de Türkiye sınırında işletilmedi. Türkiye hava savunmasında güçsüz bırakılırken, Rusya Türkiye sınır gerisini S-400 sistemleriyle donattı. Türkiye'nin talebi üzerine binbir nazla getirilen Patriot bataryalarının çalışıp çalışmadığı bile şüpheli kaldı. NATO üyesi ülkeler Türkiye'nin uzun menzilli hava savunma sistemi ihtiyacını karşılamazken, Türkiye'nin Rus S-400 sistemlerini alma girişimini engellemek üzere türlü girişimlere yöneldi. Yunanistan'da halen S-300'ler bulunurken, Türkiye NATO hava savunma sistemine S-400'leri entegre edemeyeceğinden 11.5 milyar dolara satın alınan F-35'lerin verilmeyeceğine kadar ciddi tehditler görüyor. Üstelik S-400'ü üreten Rus şirketlere de Amerika ambargo uygulamaya hazırlanıyor. Tüm bu çabalar Türkiye'yi hava savunmasız bırakma amaçlı yapılıyor.
 


Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi bu kriz cumhurbaşkanımıza ve tarihi derinliğimiz olan Atatürk'ün manevi şahsına yapılmış bilinçli bir saldırıdır. Amaç ise aşikârdır: Recep Tayyip Erdoğan'ın açık şekilde tehdit edilmesidir. S-400 füze alımından sonraki NATO'nun tutumu ve son olay eski sabıkalarını da bizlere hatırlattı. 15 Temmuz hain işgal girişiminden sonra NATO’da görevli birçok üst rütbeli subayın iltica etmeleri ve korunmalarının sağlanması unutulmamalıdır.



TÜRKİYE BU OLAYLARIN KARŞISINDA NE YAPMIŞTIR YA DA YAPMALIDIR?
Bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Rezza Zarrab davasına bakan iki savcı hakkında delillerin elde edilmesi hakkında soruşturma açtı. Bu ne demek? Yargılama esnasında mahkemeye sunulan delillerin dayanağının internetten, usulsüz dinlemelerden ya da FETÖ tarafından elde edildiği iddiasıyla geçersiz olduğunun tespitini istiyor. Eğer FETÖ’den aldıysa darbenin faili olan elebaşı Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmesinin yolu açılır. Eğer internetten alındıysa delillerin geçerliliği yoktur ve dava düşer. Eğer deliller usulsüz dinlemeler ise ortada daha vahim bir durum vardır. Yabancı bir ülkede usulsüz dinleme yapmak bir savaş sebebidir. Bağımsız bir devletin egemenliğine müdahale anlamı taşır ki bunun uluslararası yaptırımları vardır.



Yapılacak diğer bir hamle NATO üslerinin kapatılması ve ya Afganistan'daki Türk birliğinin oradan çekilmesine karar verilmesi.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

kizilay_banner_120X600

kizilay_banner_120X600

sanalbasin.com üyesidir